ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı savaş, Orta Doğu ülkelerinin hava sahalarının kapanmasına yol açarak dünya turizminde beklenen rekor yıl senaryolarını temelden sarstı. Artan uçuş maliyetleri ve hızla yükselen petrol fiyatları, küresel çapta bir güvenlik endişesi yarattı. Bu durum, Türkiye ve Antalya başta olmak üzere dünya genelindeki popüler turizm destinasyonlarında yaz dönemine yönelik rezervasyon akışını büyük ölçüde yavaşlattı.
Avrupa ve Rusya Pazarında Ciddi Daralma Bekleniyor
Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkan Yardımcısı Ercan Çek, on gün öncesine kadar sektörde her şeyin olumlu ilerlediğini, ancak savaşın başlamasıyla tüm senaryoların değiştiğini aktardı. Maliyet ve kur baskısının olmadığı daha iyi bir sezon planlanırken, savaş senaryosu nedeniyle durumun tersine döndüğünü belirten Çek, kriz dönemlerinde bir bölgenin kazanıp diğerinin kaybetmesinin uzun vadede mümkün olmadığını vurguladı.
Hükümetin krizdeki istikrarlı tutumunun sektör için bir avantaj olduğunu ifade eden Çek, buna rağmen Orta Doğu'daki turizm hareketliliğinin tamamen bittiğini kaydetti. Avrupa'dan Antalya'ya yönelik rezervasyon akışında yüzde 60-70 bandında bir duraksama yaşandığını, iptal taleplerinin de ufak çaplı hissedilmeye başlandığını açıkladı. Rusya pazarında ise hareketliliğin sürdüğüne, buna karşın rezervasyon hızında yüzde 50'ye yakın bir yavaşlama görüldüğüne dikkat çekildi. Kriz yönetimi konusunda tecrübeli olduklarını söyleyen turizmciler, Hürmüz Boğazı'nın dünya petrolünün yüzde 20'sini taşıyan stratejik konumuna vurgu yaparak ekonomik dalgalanmaların sektörü zorlayacağını öngörüyor.
Orta Doğu'dan Türkiye'ye Turist Kayması Beklentisi Gerçekçi Mi?
Hava sahalarının kapanmasıyla Birleşik Arap Emirlikleri, Dubai ve Katar gibi noktalara gidemeyen turistlerin Türkiye'ye yönelebileceği iddiaları sektör temsilcileri tarafından farklı değerlendiriliyor. Turizmci Ali Kızıldağ, savaş nedeniyle iptal edilen Orta Doğu seyahatlerinin Türkiye'ye kayacağı yönündeki beklentilere katılmadığını açıkladı. Turizmin barış ortamında gelişen bir sektör olduğunu hatırlatan Kızıldağ, insanların çatışma dönemlerinde en güvenli yer olarak kendi evlerini tercih edeceklerini belirtti.
Mevcut tabloda dünya turizmi genelinde beklenen performansın gösterilmesinin zor olduğuna değinen uzmanlar, kriz yönetimi performansının artırılması gerektiği uyarısında bulundu. Sezonun başlamasına iki aylık bir süre kaldığını hatırlatan sektör yetkilileri, barışçıl bir ortama dönülmesi halinde yaratılacak pozitif algıyla sezonun kurtarılabileceğini ifade ediyor. Mevcut durumda doğrudan iptaller az olsa da, normal şartlarda yoğun olması gereken rezervasyon akışındaki belirgin duraklama turizmcileri endişelendiriyor.
Artan Maliyetler Turizm Paket Fiyatlarına Yansıyacak
Turizmci İsmail Çağlar, kitle turizmi yapan bölgeler için hava yolu fiyatlarındaki artışın doğrudan paket fiyatlarına yansıyacağını belirtti. Son on yılda yaşanan benzer krizler nedeniyle sektörün bu tür dalgalanmalara karşı bağışıklık kazandığını ifade eden Çağlar, yeni duruma göre fiyat ve pazar ayarlamalarının hızlıca yapılacağını aktardı. Özellikle Orta Doğu'dan ciddi oranda misafir ağırlayan Antalya'nın Kundu bölgesi gibi destinasyonlarda hava sahasının kapalı olması nedeniyle rezervasyonların şu an için durduğu bilgisi paylaşıldı.
Sektör temsilcileri alternatif pazar hazırlıklarını sürdürürken, Orta Doğu tatilcilerinin profil farklılıklarına da dikkat çekiyor. Dubai ile Antalya'nın sunduğu turizm türlerinin birbirinden ayrıldığını belirten uzmanlar, Mısır'ın aile ve tam pansiyon turizmiyle Türkiye'ye daha çok benzediğini, Dubai'nin ise lüks segment ve alışveriş odaklı tamamen farklı bir tüketici kitlesine hitap ettiğini vurguluyor. Sektör, krizin çok uzun sürmeyeceği ümidiyle süreci yakından izlemeye devam ediyor.


