ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, son dönemde gerilimin yeniden tırmandığı İran'a yönelik sert uyarılarda bulundu. Kendisine karşı herhangi bir suikast girişimi düzenlenmesi halinde, ABD ordusunun İran'ı tamamen hedef alacağını belirten Trump, saldırıya hazır bin adet füzenin halihazırda hedefe kilitlendiğini iddia etti. Olası bir tehdidin gerçeğe dönüşmesi durumunda, bu ilk dalgayı binlerce yeni füzenin takip edeceği öne sürüldü.
Cenaze törenindeki sloganlar gerilimi tırmandırdı
ABD tarafının bu tehditkar açıklamalarının, eski İran Dini Lideri Ali Hamaney için düzenlenen cenaze törenlerinin hemen ardından gelmesi dikkat çekti. Törenler sırasında kalabalık grupların ABD ve İsrail yönetimlerini hedef alan sloganlar attığı kamuoyuna yansımıştı. Hamaney'in, geçtiğimiz şubat ayında patlak veren ve bölgeyi sarsan çatışmaların ilk günlerinde hayatını kaybettiği belirtilmişti. Siyasi liderlerin hedef gösterildiği bu ortam, Washington ve Tahran hattındaki güvensizliği daha da derinleştirdi.
Geçici ateşkes ve Hürmüz Boğazı'ndaki kriz
İki ülke arasında haziran ayında imzalanan ve 60 günlük bir süreyi kapsayan geçici mutabakat zaptı, bölgedeki yıkıcı çatışmaları durdurmayı hedefliyordu. Anlaşma kapsamında Washington yönetiminin deniz ablukasını kaldırması, Tahran'ın ise küresel enerji ticareti için hayati öneme sahip olan Hürmüz Boğazı'nı sivil trafiğe açarak nükleer silah geliştirmeyeceğini taahhüt etmesi planlanıyordu.
Ancak son günlerde sahada yaşanan karşılıklı askeri adımlar, ateşkesin fiilen uygulanabilirliğini yitirdiğine işaret ediyor. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), ticari gemilere yönelik saldırı kapasitesini zayıflatmak amacıyla İran'daki hava savunma sistemlerine yönelik yeni operasyonlar düzenlediğini ve iki gün içinde yaklaşık 170 hedefin vurulduğunu bildirdi. Bu gelişmelere karşılık İran'ın da Bahreyn ve Kuveyt'teki bazı ABD askeri üslerine misilleme ateşleri açtığı ifade edildi.
Diplomatik çabalar ve yaptırım anlaşmazlığı
Askeri sahadaki gerilimin yanı sıra taraflar arasında diplomatik zemin de giderek daralıyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, mutabakat zaptının 9'uncu maddesinde yer alan "yeni yaptırım uygulanmayacağı" kuralının ABD Hazine Bakanlığı tarafından açıkça ihlal edildiğini savundu. Arakçi, İran'ın anlaşmaya sadık kaldığını ancak ABD'nin son finansal yaptırımlarının güven ortamını zedelediğini belirtti.
Gelinen son noktada, süregelen kriz ortamında Hürmüz Boğazı'nda saldırıya uğrayan ticari gemiler nedeniyle Katar ile İran arasında da diplomatik hareketlilik yaşanıyor. Katar yönetiminin olaylardan İran'ı sorumlu tutmasının ardından, arabuluculuk faaliyetlerini sürdürmek amacıyla Katarlı bir heyetin Tahran'da temaslarda bulunduğu kaydedildi. Aynı süreçte İranlı diplomatların da müzakereler için Umman'a gideceği belirtiliyor. Bölgede kalıcı bir barışın sağlanıp sağlanamayacağı, devam eden bu çok taraflı diplomatik girişimlerin sonucuna bağlı olarak şekillenecek.
