ABD ile İran arasındaki askeri gerilim, Hürmüz Boğazı'nda yaşanan olayların ardından sıcak çatışmaya dönüştü. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, İran'ın ticari gemilere yönelik saldırı kapasitesini kırmak amacıyla ülkenin kıyı şeridinde bulunan yaklaşık 90 askeri hedefe hava operasyonu düzenlendiğini duyurdu. Bölgede karşılıklı misillemelerle tırmanan kriz, Körfez güvenliği açısından ciddi bir tehdit oluşturmaya devam ediyor.
ABD'den İran'ın Askeri Altyapısına Yönelik Hava Operasyonu
Düzenlenen operasyonun detaylarına göre; hava savunma sistemleri, kıyı gözetleme unsurları, füze ve insansız hava aracı depoları ile deniz kuvvetlerine ait lojistik altyapılar hedef alındı. Amerikalı yetkililer, bu adımın İran'ın ateşkes şartlarını ihlal ederek Hürmüz Boğazı'nda seyreden üç ticari gemiye saldırmasına bir yanıt olduğunu belirtti. Daha önce 7 Temmuz tarihinde gerçekleştirilen benzer bir operasyonda, İran Devrim Muhafızları'na ait 60'tan fazla sürat teknesi dahil olmak üzere 80 civarında hedefin vurulduğu açıklanmıştı. ABD yönetimi, bu hamlelerle uluslararası ticaret yollarının güvenliğini sağlamayı hedeflediğini vurguladı.
İran'dan Kuveyt ve Bahreyn'deki ABD Üslerine Karşı Saldırı
Washington yönetiminin hava harekatına Tahran'dan yanıt gecikmedi. İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu, hava ve deniz kuvvetlerinin ortaklaşa yürüttüğü operasyonla Kuveyt ve Bahreyn'deki ABD askeri üslerine yönelik balistik füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırıları gerçekleştirdiğini duyurdu. Operasyonun Kuveyt'teki Arifjan ve Ali Al Salem ile Bahreyn'deki Juffair ve Şeyh İsa üslerini hedef aldığı belirtildi. Tahran cephesi, söz konusu üslerdeki kritik altyapıların vurulduğunu öne sürerken, yeni bir Amerikan müdahalesi durumunda daha geniş çaplı misillemeler yapılacağı uyarısında bulundu.
Donald Trump'tan Tahran Yönetimine Sert Misilleme Uyarısı
Bölgedeki askeri hareketlilik sürerken ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabı üzerinden sürece dair sert değerlendirmelerde bulundu. Trump, yaptığı açıklamada, "Bu, İran'ın dün gemilere düzenlediği bombalı saldırıya misilleme. Eğer bu tekrarlanırsa, durum çok daha kötüye gidecek." ifadelerini kullandı. Ayrıca NATO Liderler Zirvesi sonrasında da İran'a yönelik tutumunu yineleyen Trump, "İran çok kötü davranıyor, anlaşmayı ihlal ediyor. Çok yaramazlık yapıyorlar. Onlara çok sert saldırdık. Akıllanmaları lazım. Büyük ihtimalle bu akşam İran'ı çok sert şekilde vuracağız. Normalde söylemezdim ama artık yapabilecek hiç bir şeyleri yok." sözleriyle askeri adımların sürebileceğinin sinyalini verdi.
İran Diplomasisinden ABD'ye Mutabakat ve Güç Eleştirisi
İran cephesinde ise diplomatik kanallardan gelen açıklamalar krizin derinleştiğini gösteriyor. İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, devlet televizyonuna verdiği mülakatta, ABD'nin 14 Haziran'da Pakistan aracılığıyla sağlanan mutabakatı ihlal ettiğini savundu. Garibabadi, Başkan Trump'ın söylemlerine tepki göstererek, "Bugün İran milletine hakaret etmekten daha fazla saldırı tehdidinde bulunmaya kadar yaptığı açıklamalar, otorite işareti değil, yıllardır güç, yaptırımlar ve tehditlere dayalı, İran ulusunu diz çöktüremeyen politikanın başarısızlığının itirafıdır. Suçlu ve katil Trump'la kendi dilinde konuşmalıyız ve görünüşe göre o, güç dilini daha iyi anlıyor." dedi. Yetkili ayrıca, "ABD'nin son eylemleri cevapsız kalmayacak." diyerek misilleme politikasının süreceğini vurguladı.
Mevcut durum itibarıyla hem Washington hem de Tahran yönetimlerinden gelen karşılıklı tehditler, bölgedeki fiili çatışma riskinin yüksek seviyede seyredeceğine işaret ediyor. Uluslararası toplum, olası bir topyekûn krizin önüne geçilebilmesi adına gelişmeleri yakından takip ederken, Hürmüz Boğazı ve Körfez bölgesindeki güvenlik durumu hassasiyetini koruyor.

