Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında varılan yeni mutabakat, İsrail siyasetinde adeta deprem etkisi yarattı. İsrail muhalefeti, Başbakan Binyamin Netanyahu’yu sert sözlerle hedef alarak onu "hasta, etkisiz ve izole edilmiş" bir lider olmakla suçladı. Anlaşmaya hem muhalefet liderlerinden hem de hükümetin aşırı sağcı kanadından tepki yağdı.
Muhalefetten Sert Tepki: "Varoluşsal Bir Güvenlik Tehdidi"
Demokratlar Partisi lideri Yair Golan, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, İsrail’in devre dışı bırakılarak bu anlaşmanın yapılmasını "zor bir sabah" olarak nitelendirdi. Golan, şu ifadeleri kullandı:
Tek bir imza hamlesiyle, Netanyahu'nun bir kenarda güçsüz, hasta, izole edilmiş ve etkisiz bir şekilde durduğunu görüyoruz. ABD Başkanı Donald Trump, İran'a can simidi uzatan bir anlaşmaya imza attı. Netanyahu; Hamas, İran ve Hizbullah için iyidir, İsrail için değil. Onun değiştirilmesi artık varoluşsal bir güvenlik ihtiyacıdır.
Eski Genelkurmay Başkanı ve Yashar Partisi lideri Gadi Eisenkot ise mutabakatın İsrail'in çıkarlarına tamamen aykırı olduğunu belirterek, Netanyahu’nun halkın ve müttefiklerinin güvenini kaybettiğini vurguladı. Eisenkot, İsrail yönetiminin anlaşmanın detaylarını halka açıklayamadığını ve süreci yabancı liderlerden öğrendiklerini iddia etti.
Mavi-Beyaz Partisi lideri Benny Gantz de anlaşmayı "stratejik bir başarısızlık" olarak tanımlayarak, bu durumun İsrail'i önümüzdeki yıllarda ciddi bir siyasi ve askeri mücadeleye sürükleyeceğini, Lübnan'daki askeri varlıklarının hiçbir koşulda kısıtlanamayacağını belirtti.
"Trump'ın Anlaşması Bizi Bağlamaz"
Anlaşmaya yönelik tepkiler sadece muhalefetle sınırlı kalmadı; Netanyahu hükümetinin aşırı sağcı ortakları ve kabine üyeleri de Washington-Tahran hattındaki mutabakata adeta bayrak açtı.
Mutabakatı doğrudan "İsrail için kötü" olarak nitelendirdi. Anlaşmaya rağmen İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyi, Suriye ve Gazze'de işgal ettiği bölgelerde "ucu açık bir süreyle" kalmaya devam edeceğini ilan etti. ABD'ye rest çekerek, "Trump'ın anlaşması bizi bağlamaz. İsrail, ABD'nin bir sömürgesi değildir" ifadeleriyle tepkisini dile getirdi.
Yaşanan bu gelişmeler, ABD'nin yeni hamlesi karşısında İsrail iç siyasetinde ve askeri stratejisinde derin bir çatlağın oluştuğunu gözler önüne seriyor.
