İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, ABD ile İran arasında sağlanan yeni uzlaşıya dair net bir tavır aldığı öne sürüldü. Netanyahu'nun, İsrail'in bu mutabakatın hükümlerine hiçbir şekilde bağlı olmayacağını ABD Başkanı Donald Trump’a doğrudan ilettiği iddia edildi.
CNN’e konuşan ve adı açıklanmayan İsrailli bir yetkili, Tel Aviv yönetiminin mutabakat kapsamında öngörülen 60 günlük kritik müzakere sürecini kendi lehine etkilemek için şimdiden harekete geçtiğini belirtti.
Medya ve Senatörler Üzerinden Baskı Politikası
Aynı yetkilinin iddialarına göre Netanyahu, Beyaz Saray üzerinde güçlü bir baskı mekanizması kurmayı hedefliyor. Bu doğrultuda, ABD'deki sağ eğilimli medya figürleri ve kendisine yakınlığıyla bilinen senatörleri devreye sokarak nihai anlaşmanın şartlarını sabote etmeye veya değiştirmeye çalışıyor.
İsrail Başbakanı'nın, Washington ile Tahran arasında kalıcı ve nihai bir anlaşmaya varılamayacağını düşündüğü aktarıldı. Netanyahu’nun, İran’ın nükleer programına yönelik getirilecek hiçbir kısıtlamayı samimi olarak kabul etmeyeceğine inandığı ve bu güvensizlik nedeniyle Trump’a "İsrail kendi bildiğini okur" mesajı verdiği ifade ediliyor.
İsrail Başbakanlık Ofisi ise henüz söz konusu iddiaları doğrulayan ya da yalanlayan resmi bir açıklama yapmadı.
İslamabad Mutabakatı Nedir?
Dünya diplomasisinde büyük yankı uyandıran süreç, Pakistan’ın arabuluculuğunda yürütülen gizli ve yoğun görüşmelerin ardından somut bir adıma dönüşmüştü. İran ve ABD, çatışmaların durdurulması ve bölgesel krizlerin masada çözülmesi amacıyla 14 maddelik bir mutabakata vardıklarını duyurmuştu.
"İslamabad Mutabakatı" olarak adlandırılan bu tarihi metin, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından dijital ortamda imzalanarak resmiyet kazandı.
Mutabakatın öne çıkan başlıkları şunlar:
Lübnan da dahil olmak üzere bölgedeki askeri çatışmaların ve savaş halinin tamamen sonlandırılması, stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nın yeniden güvenli bir şekilde ticarete açılması, ABD tarafından İran'a uygulanan deniz ablukasının tamamen kaldırılması.
Bu ön anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle birlikte, tarafların başta İran'ın nükleer programının geleceği ve ekonomik yaptırımların kaldırılması gibi en çetrefilli konuları karara bağlamak üzere 60 günlük bir müzakere sürecine başlaması bekleniyor. Ancak İsrail'in bu sürece karşı takındığı sert tutum, bölgedeki dengelerin yeniden değişebileceğinin sinyalini veriyor.

