Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, AB ile ortaklaşa finanse edilen İstihdam, Eğitim ve Sosyal Politikalar Sektörel Operasyonel Programı (İESP SOP) Sosyal Etki Analizi ve Kapanış Konferansı’na katıldı. Ankara'da düzenlenen ve AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Aivo Orav'ın da yer aldığı programda, Türkiye-AB ilişkilerinin geleceği ve fonların ekonomik çıktıları masaya yatırıldı.

Zirveye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’ın AB’ye yönelik "çifte standart" eleştirileri ile Bakan Işıkhan’ın paylaştığı çarpıcı ekonomik veriler damga vurdu.
Yılmaz’dan AB’ye "Müktesebat" Çağrısı: "Aynı Kriterleri Uygulayın"
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin AB’ye katılım sürecinin stratejik bir hedef olmaya devam ettiğini belirterek, birliğin Türkiye’ye karşı objektif olması gerektiğini vurguladı. Brüksel yönetimine seslenen Yılmaz, şu ifadeleri kullandı:
Yapmamız gereken; müktesebatı esas almak, objektif değerlendirmelerle bu ilişkimizi geliştirmek. Avrupa Birliği diğer aday ülkelere hangi kriterleri uyguluyorsa, ortak kriterler neyse Türkiye ile ilgili ortaya koyması gereken kriterler de aynılarıdır.
"Dünyada İki Tane Avrupa Var"
Avrupa coğrafyasında iki farklı zihniyetin çatıştığına dikkat çeken Yılmaz, Türkiye'nin entegre olmak istediği vizyon ile endişe duyduğu gelişmeleri şöyle özetledi:
İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan, ortak pazar geliştiren, demokrasi, temel hak ve özgürlükleri pekiştiren başarı hikayesi. Türkiye'nin üye olmak istediği yapı budur. Dar menfaatlerin ortak çıkarların önüne geçtiği, kültürel dışlayıcılığın, yabancı düşmanlığının ve aşırı sağın tırmandığı, Avrupa değerlerinin aşındığı yapı.
"Fasılları Kapatarak İlerleme Sağlanamaz"
Siyasi gerekçelerle yıllardır müzakere fasıllarının açılmamasını eleştiren Yılmaz, Avrupa Parlamentosu ve ilerleme raporlarındaki eleştirilere değindi. Çözümün basit olduğunu belirten Yılmaz, "Fasıllar açılır, müktesebat ile Türkiye mevzuatı mukayese edilir. Farklılıklar tespit edilip ortak çalışma yapılır. Bunu kapatıp bambaşka bir atmosferde süreç yönetmenin kimseye faydası yok" dedi.
Gümrük Birliği ve Vize Sorununda Acil Kodlu Mesajlar
Yılmaz, ilişkilerde iki konunun aciliyet barındırdığını ifade etti:
1990'lı yıllarda yapılan ve sadece sanayiyi kapsayan mevcut anlaşmanın modern şartlara taşınması hem Türk hem de Avrupa iş dünyasının lehinedir. Vatandaşların vize konusunda ciddi şikayetleri olduğunu hatırlatan Yılmaz, "Türkiye ne yaparsa yapsın olumlu adım atılmayacak" şeklindeki güvensiz atmosferin diyalog kanallarıyla kırılması gerektiğini belirtti.
Bakan Işıkhan: "Yatırılan Her 1 Avro, Ekonomiye 6 Avro Olarak Dönüyor"
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ise program kapsamında yürütülen 21 operasyonla 778 binden fazla vatandaşa ulaşıldığını açıkladı. Proje fonlarının Türkiye ekonomisinde çarpan etkisi yarattığını belirten Işıkhan, programın öne çıkan sonuçlarını şu verilerle paylaştı:
Program kapsamında sağlanan 323 milyon avroluk finansman çerçevesinde, 24 operasyon altında toplam 266 proje desteklendi. Bu projeler sayesinde 41 binden fazla vatandaşın istihdama erişmesine veya mevcut işini korumasına katkı sağlanırken, 70 binden fazla kurumsal katılımcının da kapasitesi güçlendirildi. Ayrıca ulaşılan vatandaşların %52'sini kadınlar oluşturdu.

Türkiye'nin artık veriye dayalı politika geliştiren güçlü bir kurumsal yapıya ulaştığını söyleyen Bakan Işıkhan, "AB ortaklığı ile harcanan her 1 avro, Türkiye ekonomisine 6 avroya eş değer birleşik etki olarak dönüyor" diyerek programın başarısını vurguladı.
"Değişimin İzleri" Ödüllendirildi
Konferans, protokol konuşmalarının ardından projenin sahadaki başarılarını ve toplumsal dönüşümü konu alan "Değişimin İzleri" isimli fotoğraf yarışmasında dereceye giren katılımcılara ödüllerinin takdim edilmesiyle sona erdi.

