ABD merkezli Newsmax televizyonuna açıklamalarda bulunan Netanyahu; Tahran’ın genişleyen füze menzilinin yakın gelecekte Avrupa’yı ve ötesini tehdit edebileceğini savundu. İsrail ve ABD’nin; İran’ın füze sistemleri, silah fabrikaları ve nükleer personeline yönelik saldırılar düzenlediğini iddia eden Netanyahu, mevcut odağın Tahran’ın zenginleştirilmiş uranyum stoku olduğunu belirtti.
İran’ın askeri, nükleer ve endüstriyel kapasitesini zayıflatma konusunda "önemli ilerleme kaydettiklerini" savunan Netanyahu, temel hedeflerinin İran’ın nükleer silah edinmesini ve bu silahları fırlatma araçlarına sahip olmasını engellemek olduğunu öne sürdü. Netanyahu, "Nükleer silahların ve bunları ABD şehirlerine ulaştıracak araçların peşindeler. Bu savaşın amacı, bu sonucu engellemek." ifadelerini kullandı.
Bölgesel Enerji Rotaları ve Stratejik Hedefler
Saldırıların mevcut aşamasında, İran’ın zenginleştirilmiş uranyumunun güvence altına alınmasına veya ortadan kaldırılmasına odaklanıldığını söyleyen Netanyahu, operasyon takvimine dair sessizliğini korudu. Netanyahu, bölgedeki kritik enerji rotalarına olan bağımlılığı azaltma çabaları dahil olmak üzere daha uzun vadeli stratejik faktörlere işaret ederek şunları ileri sürdü:
"Uzun vadeli çözümler, enerji boru hatlarının Suudi Arabistan üzerinden Kızıldeniz ve Akdeniz'e yönlendirilmesini; böylece İran’ın kontrolündeki coğrafi boğaz noktalarının devre dışı bırakılarak rotanın batıya kaydırılmasını içeriyor."
ABD-İsrail Ortak Operasyonu ve Bölgesel Misillemeler
İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat’ta İran’a yönelik kapsamlı bir askeri harekat başlatmıştı. İran ise bu saldırılara; İsrail’in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn başta olmak üzere bölgedeki çeşitli stratejik hedefleri vurarak karşılık verdi. Söz konusu saldırılarda, dönemin İran lideri Ali Hamaney ile birlikte çok sayıda üst düzey yetkilinin hayatını kaybettiği bildirilmişti.
