İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Ortadoğu'da hızla yükselen tansiyonun ortasında, İran meselesini kapsamlı biçimde değerlendirmek üzere Güvenlik Kabinesi üyeleriyle bir araya gelme kararı aldı. İsrail basınına yansıyan bilgilere göre, yarın öğle saatlerinde gerçekleştirilecek bu kritik toplantının ana odak noktasını, ABD tarafından İran topraklarına yönelik olarak yeniden başlatılan hava saldırıları ve bu hamlelere Tahran yönetiminin verdiği karşı yanıtlar oluşturacak.
İsrail cephesinden İran'a yönelik sert tehdit mesajları
Bölgede diplomatik kanalların kapanmasıyla birlikte ipler gerilirken, İsrail kanadından gelen açıklamalar da tansiyonu daha da yükseltiyor. Dün akşam saatlerinde İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, üst düzey güvenlik yetkilileriyle kapsamlı bir durum değerlendirme toplantısı gerçekleştirdi. Toplantı sonrasında yapılan açıklamalarda Katz, İsrail ordusunun Amerika Birleşik Devletleri'nin yürüttüğü askeri operasyonlara destek verme ihtimalini masada tuttuklarına işaret etti. Her türlü olasılığa karşı askeri hazırlıklarını sürdürdüklerini belirten Katz, İran yönetimine yönelik son derece net bir uyarıda bulundu. Olası bir bölgesel savaş senaryosuna değinen savunma bakanı, İran'ın İsrail'e saldırması durumunda çok ağır bir darbe alacağını ifade etti.
İsrail ordusunun operasyonlara katılımı tartışılıyor
Ülke gündemini meşgul eden en önemli tartışmaların başında, İsrail askeri unsurlarının ABD öncülüğündeki bu yeni dalga saldırılara doğrudan katılıp katılmayacağı konusu yer alıyor. İsrail medyasında yer alan analizler ve güvenlik kaynaklarına dayandırılan haberler, Washington yönetiminin ilerleyen günlerde askeri harekatların kapsamını genişletmeye hazırlandığını gösteriyor. Uzmanlar, İsrail'in olası bir askeri müdahalesinin bölgedeki diğer aktörleri de hızla denkleme dahil edebileceğini, bunun da öngörülemez bir kriz sarmalı yaratabileceğini belirtiyor.
Çöken diplomatik anlaşma ve artan bölgesel riskler
Mevcut askeri hareketliliğin arka planında ise yakın geçmişte yürütülen ancak sahada sürdürülemeyen barış girişimleri bulunuyor. Yakın dönemde hem ABD hem de İsrail'in sürece dahil olduğu gerilimi sonlandırmak amacıyla 14 Haziran tarihinde tarihi İslamabad Mutabakatı imzalanmıştı. Taraflar arasında kalıcı bir ateşkese zemin hazırlaması beklenen bu anlaşma, nihai çözüm için altmış günlük bir müzakere takvimi öngörüyordu.
Ancak masadaki diplomatik çabalar hedeflenen barış ortamını sağlayamadı. 8 Temmuz itibarıyla ABD ordusu, sürecin işlemediği gerekçesiyle İran'a karşı askeri operasyonlarına yeniden hız verdi. Bu adımlara karşılık olarak Tahran yönetimi de kendi stratejisini devreye sokarak, komşu ülkelerde konuşlu durumdaki Amerikan askeri üslerini hedef alan misilleme eylemlerine başladı. Gelinen son noktada tüm gözler, yarın toplanacak olan İsrail Güvenlik Kabinesi'nden çıkacak stratejik kararlara çevrilmiş durumda.

