Dünya genelinde pırlanta sertifikasyonu alanında lider kurumlardan biri olan HRD Antwerp, Türkiye’deki operasyonlarını büyütme kararı alarak İstanbul’daki yeni merkez ofisini hizmete açtı. Açılış törenine Belçika Flaman Bölge Hükümeti Başbakanı Matthias Diependaele, HRD Antwerp Türkiye Başkanvekili Arzu Özer, üst düzey yöneticiler ve Türk mücevherat dünyasının önde gelen temsilcileri katıldı. İki yıldır Türkiye pazarında aktif olarak yer alan ve uluslararası standartlardaki hizmetiyle kısa sürede fark yaratan kurum, modern altyapıya sahip yeni merkeziyle artan talebi karşılamayı ve bölgedeki hakimiyetini pekiştirmeyi hedefliyor.
"6 ASIRLIK ELMAS TECRÜBESİYLE TÜRKİYE'NİN YANINDAYIZ"
Açılışta konuşan Flaman Bölge Hükümeti Başbakanı Matthias Diependaele, Belçika'nın Antwerp kentinin 600 yıldır dünya elmas ticaretinin kalbi olduğunu hatırlattı. Türkiye'nin ve İstanbul'un sunduğu potansiyele dikkat çeken Diependaele, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Antwerp, 6 asırdır dünyanın elmas ticaret merkezi konumunda. Bu nedenle bu sektörlerin dünyadaki konumlarını koruması ve ileri gitmesi için onlara aktif destek veriyoruz. Flaman bölgesi olarak belirli alanlara odaklanmak zorundayız ve odaklandığımız konularda dünyanın en iyisi olmayı hedefliyoruz. Biyoteknoloji, yarı iletkenler ve özellikle elmas konusunda uzmanlığımızı Türkiye’nin yetenekli insan kaynağıyla birleştirmekten mutluluk duyuyoruz."
MÜCEVHER SEKTÖRÜNDE BİR NUMARA OLMA YOLUNDA
HRD Antwerp Türkiye Başkanvekili Arzu Özer, Türkiye'nin pırlanta ve mücevher sektöründe halihazırda dünyanın ilk 5 ülkesi arasında yer aldığını, ancak son bölgesel gelişmelerle birlikte liderlik koltuğuna çok yakın olduğunu ifade etti. İstanbul'un küresel bir merkez olma yolunda emin adımlarla ilerlediğini belirten Özer, kurumun Türkiye hedeflerini şöyle özetledi:
"Türkiye önümüzdeki yıllarda mücevher sektöründe bir numara olmaya devam edecek. Biz de bu sürece en iyi eşlik edecek kurumlardan biriyiz. Mevcut laboratuvarımızda 30 kişilik bir ekiple çalışıyoruz; hedefimiz 2027 yılında bu sayıyı 60'a çıkarmak. Günlük olarak 300 mücevher ve 500 pırlantayı inceliyoruz. Gelecek yıl kapasitemizi iki katına çıkaracağız. Tüketiciler artık aldıkları ürünün kaynağını, insan haklarına saygılı ve temiz bir şekilde üretilip üretilmediğini bilmek istiyor. HRD olarak dijitalleşme sürecimizle bu şeffaflığı garanti ediyoruz."
SERTİFİKASIZ PIRLANTAYA YATIRIM YAPMAYIN UYARISI
Sektörde güvenin temsilcisi olduklarını vurgulayan yetkililer, bilinçli tüketici vurgusu yaparak uluslararası geçerliliği olan sertifikaların önemine dikkat çekti. Arzu Özer: "Uluslararası alanda geçerli bir sertifikanız olmadan hiçbir mücevher ve hiçbir pırlantaya yatırım yapmayın" uyarısında bulundu. Belçika Ekonomik Misyonu kapsamında Kraliçe Mathilde'nin Türkiye ziyaretiyle taçlanan bu ticari ilişkiler, Türkiye'nin Avrupa için vazgeçilmez bir stratejik merkez olduğunu bir kez daha kanıtladı. Yeni merkezin, özellikle Kapalıçarşı gibi tarihi bir ticaret bölgesine komşu olması, bölgedeki pırlanta hareketliliğine modern bir altyapı desteği sunacak.

