Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde devletin zirvesini bir araya getiren Millî Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı tamamlandı. Bölgesel ve küresel güvenlik başlıklarının yanı sıra, Türkiye'nin sınır güvenliği ve stratejik hamlelerinin kapsamlı şekilde ele alındığı toplantının ardından resmi sonuç bildirisi kamuoyuna duyuruldu. Ankara'nın dış politika ve milli güvenlik stratejisine dair önemli mesajlar barındıran bildiride, özellikle Doğu Akdeniz ve Kıbrıs konularındaki net duruş öne çıktı.
Doğu Akdeniz'de Barış ve İstikrar Vurgusu
Toplantı sonrası yayımlanan resmi metinde, Doğu Akdeniz havzasındaki güncel gelişmeler ve hidrokarbon arama faaliyetleri başta olmak üzere deniz yetki alanlarına ilişkin stratejik dengeler değerlendirildi. Türkiye'nin bölgede her zaman barış, istikrar ve adil paylaşımdan yana bir politika izlediği hatırlatılarak, gerilimi tırmandıracak tek taraflı adımlardan kaçınılması gerektiği ifade edildi. Uluslararası aktörlerin bölgedeki dengeleri gözeten bir yaklaşım sergilemesinin önemine dikkat çekildi.
"KKTC'nin Haklarına Yönelik Oldubittilere Müsaade Edilmeyecek"
Bildirinin en kritik bölümlerinden birini ise Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin egemenlik hakları oluşturdu. MGK bildirisinde, KKTC’nin hak ve menfaatlerine halel getirecek ve Doğu Akdeniz’deki mevcut barış ortamını zedeleyecek herhangi bir oldubittiye hiçbir surette müsaade edilmeyeceği kesin bir dille kaydedildi. Kıbrıs Türk halkının haklarının korunması noktasında Türkiye'nin garantörlük haklarından doğan sorumluluklarını eksiksiz şekilde yerine getirmeye devam edeceği belirtilerek, adil ve kalıcı bir çözümün ancak sahadaki gerçeklerin kabul edilmesiyle mümkün olacağı vurgulandı.
