Erakçi, “Amerikalılarla tekrar müzakere meselesinin masada olacağını sanmıyorum” diyerek mevcut şartlarda yeni bir diplomatik sürecin zor göründüğünü ifade etti.
ABD’nin PBS kanalında yayımlanan NewsHour programına konuk olan Erakçi, İran ile ABD arasında yaşanan son gerilim, bölgedeki askeri gelişmeler ve İran’da liderlik değişimi sonrası ortaya çıkan yeni siyasi tabloya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
ABD ile müzakere ihtimali
Erakçi, Tahran ile Washington arasında Şubat ayında yürütülen görüşmeleri hatırlatarak, müzakereler sırasında ABD tarafının İran’a yönelik saldırı planı olmadığını söylediğini aktardı.
Ancak kısa süre sonra ABD’nin İran’a yönelik saldırılara katıldığını belirten Erakçi, bu durumun Tahran yönetiminde ciddi bir güven kaybına yol açtığını vurguladı.
İranlı Bakan, şu ifadeleri kullandı:
“Amerikalılarla görüşme veya yeniden müzakere etme meselesinin masada olacağını sanmıyorum. Çünkü Amerikalılarla görüşme konusunda oldukça acı bir deneyimimiz var.”
Erakçi’ye göre son gelişmeler, iki ülke arasındaki diplomatik kanalların kısa vadede yeniden açılmasının önünde önemli bir engel oluşturuyor.
Yeni lider Mücteba Hamaney için “istikrar mesajı”
Programda Erakçi’ye, İran’da yeni lider olarak seçilen Mücteba Hamaney’in ABD ile olası müzakerelere ilişkin yaklaşımı da soruldu.
Erakçi, yeni liderin bu konuda henüz bir değerlendirme yapmadığını belirterek, “Henüz oldukça erken.” ifadelerini kullandı.
Mücteba Hamaney’in liderliğe seçilmesinin İran’da “süreklilik ve istikrar mesajı verdiğini” söyleyen Erakçi, Tahran yönetiminin yeni dönemde atacağı adımların Hamaney’in yapacağı açıklamalar sonrasında daha netleşeceğini ifade etti.
Petrol taşımacılığı ve Hürmüz Boğazı tartışması
Erakçi, bölgede petrol taşımacılığının aksamasına ilişkin iddialara da yanıt verdi. İran’ın petrol üretimini kasıtlı olarak yavaşlattığı ya da Hürmüz Boğazı’nı kapatmaya çalıştığı yönündeki değerlendirmeleri reddeden Erakçi, yaşanan aksaklıkların sebebinin ABD ve İsrail’in saldırıları olduğunu söyledi.
İranlı Bakan, şu değerlendirmede bulundu:
“Petrol taşımacılığı bizim yüzümüzden değil, İsraillilerin ve Amerikalıların bize karşı yaptığı saldırılar nedeniyle yavaşladı veya durdu.”
Petrol tankerlerinin Hürmüz Boğazı’ndan geçmekten çekindiğini belirten Erakçi, İran’ın boğazı kapatmadığını ve tankerlerin geçişini engellemediğini ifade etti.
“İran sadece kendini savunuyor”
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını “tam anlamıyla yasa dışı bir saldırganlık eylemi” olarak nitelendiren Erakçi, İran’ın bu saldırılara karşı “kendini savunmak zorunda kaldığını” söyledi.
İran’ın daha önce bölge ülkelerine uyarıda bulunduğunu hatırlatan Erakçi, ABD’nin İran’a saldırması halinde bölgedeki ABD üslerinin hedef alınabileceğini açıkça dile getirdiklerini belirtti.
Erakçi, bu konuda şunları söyledi:
ABD bize saldırırsa Amerikan topraklarına ulaşamayacağımız için bölgedeki üslerine ve varlıklarına saldırmak zorunda kalacağımızı söyledik. Bunun sonucunda savaşın tüm bölgeye yayılabileceğini de ifade ettik.
ABD ve İsrail’in İran’a saldırıları
İsrail ve ABD’nin, Tahran ile Washington arasında müzakereler devam ederken 28 Şubat’ta İran’a yönelik askeri saldırı başlattığı belirtiliyor.
Saldırıların ardından İran, İsrail’in yanı sıra bölgede ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn’de bazı hedeflere saldırılar düzenleyerek karşılık verdi.
İranlı yetkililere göre söz konusu saldırılarda 1332 kişi hayatını kaybetti.
Saldırılarda İran’ın dini lideri Ali Hamaney de yaşamını yitirdi. Bunun ardından İran’da Uzmanlar Meclisi, liderlik makamına Mücteba Hamaney’in “ezici oy çoğunluğuyla” seçildiğini duyurdu.
Uzmanlara göre bölgede artan gerilim, Orta Doğu’daki güvenlik dengeleri ve enerji piyasaları açısından ciddi riskler yaratmaya devam ediyor.

