Günümüzde genç yetişkinliğe geçiş süreci, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) tanısı alan bireyler için standart süreden çok daha uzun bir zamana yayılıyor. Yayımlanan yeni bir uzman rehberi, bu gecikmenin altında yatan nörolojik ve psikolojik nedenleri gün yüzüne çıkardı. Okulu bitirmek, finansal bağımsızlık kazanmak ve bir kariyere başlamak gibi klasik yetişkinlik kilometre taşları, günümüzde 18 yaşından 20'li yaşların sonuna kadar uzanabiliyor. Nörolojik olarak beyin yapısal gelişimini 14 ile 26 yaşları arasında tamamlıyor ve bu geçiş evresi DEHB'li gençler için daha da yavaş işliyor.
Yürütücü İşlevlerin Büyüme Sürecindeki Kritik Rolü
Araştırmaya göre DEHB, sadece bir dikkat eksikliği sorunu olmaktan ziyade, temel olarak yürütücü işlevler alanındaki bir zayıflıktan kaynaklanıyor. Bireyin zamanı yönetme ve dikkat dağıtıcı unsurlara rağmen hedefine ulaşma becerisi olan bu işlevlerdeki bozulma, erteleme alışkanlığı ve düşük özgüven gibi sorunları beraberinde getiriyor. Uzmanlar, gençlerin yapabileceklerini bildikleri görevleri yerine getirmekte zorlanmalarını ve yaşadıkları bu tıkanıklığı tam olarak şu sözlerle özetliyor: "Bacaklarınızda ağırlıklarla koşmaya benziyor."
Geliştirilmesi Gereken Beş Temel Beceri
Bilim insanları, ailelerin sadece kurallar koymak yerine gençlerin kapasitelerini geliştirmeye odaklanması gerektiğini belirtiyor. Bu kapsamda öne çıkan beş temel alan; zaman yönetimi, organizasyon ve problem çözme, kendini dizginleme (inhibisyon), öz motivasyon ile duygusal ve sağlık düzenlemesi olarak sıralanıyor. Araştırma rehberinde, ebeveynlerin çocuklarına yaklaşımında köklü bir zihniyet değişikliğine gitmesi gerektiği vurgulanarak ebeveynlere şu çağrı yapılıyor: "'Bunu onlar için nasıl çözebilirim?' düşüncesinden 'Kendi başlarına yapmayı öğrenmeleri için işleri nasıl yapılandırabilirim?' düşüncesine geçin."
Dijital Medya Kullanımı ve Etkili İletişim Stratejileri
Gençlerin yüzde 95'inin akıllı telefon sahibi olduğu günümüzde, DEHB beyni bildirim odaklı dikkat dağınıklığına ve yenilik arayışına karşı çok daha savunmasız durumda bulunuyor. Bu noktada uyku düzenini korumak için yatak odalarına telefon sokulmaması, yemek ve ödev saatlerinde telefonsuz alanlar yaratılması öneriliyor. İletişim konusunda ise gençler tıkandığında ailelerin aşırı yardım etme veya aşırı kontrol etme arasında gidip gelmesinin bireyin bağımsızlığını zedelediği belirtiliyor.
İletişimde Goldilocks Desteği Dönemi
Baskıcı tutumlar yerine, gencin güvenle çabalamasına yetecek kadar rehberlik sunan Goldilocks desteği öneriliyor. Sorun çözme ve kendini dizginleme becerileri için gençlere kendi iç seslerini ve çalışma alışkanlıklarını yönetmeleri öğretiliyor. Araştırmacılar, erteleme sorunu yaşayan bir gencin içsel motivasyonunu sağlaması için kendisine şu cümleyi kurmasını tavsiye ediyor: "Eğer erteliyorsam, o zaman ilk adım çok büyüktür; onu daha da küçült."
Evde Uygulanabilecek 4 Haftalık Başlangıç Planı
Rehberde, bağımsızlığı inşa etmek için ailelerin evde uygulayabileceği dört haftalık bir plan sunuluyor. Bu planın adımları şu şekilde sıralanıyor:
1. Hafta (Gözlem ve Uyum): Aile toplantısı yapılarak daha sağlıklı uyku, zamanında teslim edilen ödevler veya telefon sınırları gibi ortak hedefler belirleniyor.
2. Hafta (Yapı Kurma): Haftalık planlama ritüeli oluşturuluyor. Dikkat dağıtıcı unsurların en aza indirildiği net bir ödev alanı kuruluyor.
3. Hafta (Beceri Pratiği): Büyük görevler küçük parçalara bölünüyor ve odaklanmayı artırmak için bir başkasıyla aynı ortamda çalışma (vücut ikizi) seansları başlatılıyor.
4. Hafta (İnceleme ve Ayarlama): Neyin işe yarayıp yaramadığı değerlendiriliyor, küçük başarılar kutlanıyor ve gerektiğinde sınırlar yeniden düzenleniyor.
Bağımsızlığın mükemmellikten değil, tekrarlanan pratiklerden doğduğuna dikkat çekilen araştırmada, ebeveynlerin temel görevinin net beklentiler oluşturmak ve şefkatli bir iletişim kurmak olduğu ifade ediliyor.


