Kahve, yıllardır kalp sağlığı üzerindeki etkileri nedeniyle tartışma konusu olsa da yeni bilimsel veriler, ölçülü tüketimin sanıldığı kadar riskli olmadığını ortaya koyuyor. Uzmanlara göre günde yaklaşık 3 ila 5 fincan kahve, çoğu yetişkin için güvenli kabul ediliyor ve bazı ciddi sağlık sorunlarına karşı koruyucu etki gösterebiliyor.
Amerikan Kalp Birliği'nden dikkat çeken açıklama
Amerikan Kalp Birliği (AHA), günde yaklaşık 400 miligram kafein veya 3 ila 5 fincan kahve tüketiminin çoğu yetişkin için güvenli sınırlar içinde olduğunu belirtiyor. Circulation dergisinde yayımlanan bilimsel bildiride, orta düzeyde kahve tüketiminin çeşitli kalp hastalıkları riskini azaltabileceği ifade edildi.
Kalp ritim bozukluğunda risk azalabilir
Araştırmalara göre atriyal fibrilasyon olarak bilinen düzensiz kalp ritmi rahatsızlığı bulunan kişilerde kahve tüketimi beklenmedik sonuçlar verdi.
Bir çalışmada, günde en az bir fincan kahve içmeye devam eden kişilerin, tedavi sonrası ritim bozukluğunun tekrar etme riskinin yüzde 39 daha düşük olduğu tespit edildi.
Bu nedenle güncel kardiyoloji kılavuzları, atriyal fibrilasyon riski nedeniyle kafeinin tamamen bırakılmasını önermiyor.
İnme riskini yüzde 21 azaltabiliyor
Bilim insanlarının incelediği 20 büyük araştırmanın sonuçlarına göre, günde 3-4 fincan kahve tüketen kişilerde inme riski yüzde 21 daha düşük bulundu.
Uzmanlar, bu etkinin kahvede bulunan antioksidan ve antiinflamatuar bileşiklerden kaynaklanabileceğini değerlendiriyor.
Tip 2 diyabet riskinde önemli düşüş
Kahve ile diyabet arasındaki ilişki de dikkat çekiyor.
28 büyük çalışmanın analizinde;
Günde ortalama 3,5 fincan kahve içenlerde tip 2 diyabet riski yüzde 20 daha düşük
Günde yaklaşık 5 fincan tüketenlerde ise risk yüzde 30'a kadar azalıyor
Araştırmacılar, kahvenin metabolizma üzerindeki olumlu etkilerinin bu sonuçlarda rol oynayabileceğini belirtiyor.
Enerji içecekleri için aynı şey söylenemiyor
Uzmanlar, kahve ile enerji içeceklerinin aynı kategoride değerlendirilmemesi gerektiğinin altını çiziyor.
Enerji içecekleri ve yüksek doz kafein kapsülleri, kalp ritim bozuklukları ve diğer kardiyovasküler sorunlarla ilişkilendiriliyor. Özellikle çok yüksek miktarda kafein içeren ürünlerin ciddi sağlık riskleri oluşturabileceği vurgulanıyor.
Kahvenin hazırlanış şekli de önemli
Araştırmalara göre French press ve Türk kahvesi gibi filtrelenmemiş kahveler, LDL yani "kötü kolesterol" seviyelerini artırabilen kafestol adlı bileşiği daha fazla içeriyor.
Buna karşılık:
Kağıt filtreyle hazırlanan kahveler
Hazır kahveler
kolesterol açısından daha avantajlı görülüyor.
Herkes kahveye aynı tepkiyi vermiyor
Uzmanlar, kafeine verilen tepkinin büyük ölçüde genetik faktörlerle bağlantılı olduğunu belirtiyor.
Bazı kişiler birkaç fincan kahveyi rahatlıkla tüketebilirken, bazı kişiler çok daha düşük miktarlarda bile çarpıntı, huzursuzluk veya tansiyon yükselmesi yaşayabiliyor.
Ayrıca hamilelik döneminde kafeinin vücuttan atılma süresi önemli ölçüde uzuyor.
Uzmanlardan son uyarı
Bilimsel veriler, orta düzeyde kahve tüketiminin çoğu yetişkin için sağlıklı bir yaşam tarzının parçası olabileceğini gösterse de uzmanlar, bunun doğrudan bir tedavi yöntemi olarak görülmemesi gerektiğini vurguluyor.
Özellikle yüksek tansiyon, kalp ritim bozukluğu veya başka kardiyovasküler hastalıkları bulunan kişilerin kahve tüketimi konusunda doktorlarına danışmaları öneriliyor.
