Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki’yi Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde resmi törenle karşıladı. İki lider, baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek Türkiye ve Polonya arasındaki ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel ve küresel gelişmelere dair önemli mesajlar verdi.
Ekonomik İlişkilerde Yeni Hedef: 15 Milyar Dolar
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye ve Polonya arasındaki ekonomik ilişkilerin her geçen gün güçlendiğine dikkat çekerek, belirlenen yeni ticaret hedeflerini kamuoyuyla paylaştı. İki ülke arasında mevcut olan ekonomik potansiyelin artırılmasına vurgu yapan Erdoğan, 15 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine ulaşmak için kararlı adımların atılacağını ifade etti. Özellikle Türk müteahhitlik firmalarının Polonya pazarındaki aktif rolünün, ekonomik bağların en güçlü halkalarından biri olduğunu belirtti.
Savunma Sanayii ve NATO Ortaklığı
Görüşmelerin en kritik başlıklarından biri savunma sanayii iş birlikleri oldu. Türkiye ve Polonya’nın NATO içerisindeki kritik rollerine değinen Erdoğan, savunma sanayii alanında insansız hava araçları (İHA) başta olmak üzere geçmişte imzalanan başarılı projelerin, gelecekte de geliştirilerek devam edeceğini bildirdi. NATO’nun iki vazgeçilmez müttefiki olarak bölgesel güvenlik hususunda yakın koordinasyon içerisinde çalışmaya devam edileceği vurgulandı.
AB Süreci ve Bölgesel Konular
Basın toplantısında, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri ve Avrupa’nın güvenliği de gündeme geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa Birliği ile olan ilişkilerin karşılıklı fayda ve saygı çerçevesinde ilerletilmesinin stratejik bir hedef olduğunu belirtti. Temmuz ayında Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde, Avrupalı müttefiklerin bölgesel sorumluluk paylaşımı konusundaki beklentiler ifade edildi.
Dış Politikada Barış Vurgusu
Görüşmelerde ayrıca Rusya-Ukrayna savaşı ve İran’daki son gelişmeler de ele alındı. Erdoğan, barışın tesisi için tüm tarafların diplomatik çabalara destek vermesi gerektiğini kaydetti. Ayrıca Polonya’nın Filistin Devleti’ni tanıyan ülkeler arasında yer almasının memnuniyet verici olduğu ifade edilerek, iki devletli çözüm sürecine verilen desteğin önemi üzerinde duruldu.
