Küresel ekonominin lokomotifi konumundaki Çin, Orta Doğu’da yaşanan sıcak çatışmalar ve enerji koridorlarındaki aksamalara rağmen dış ticaret verilerinde beklentilerin üzerinde bir performans sergiledi. Nisan 2026 dönemine ait veriler, Çin’in ihracat kanadında aylık bazda yeni bir rekor kırdığını ortaya koydu. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hamleleri ve bölgede tırmanan askeri gerilimin küresel maliyetleri artırdığı bir süreçte, Çin ekonomisinin gösterdiği bu direnç dikkat çekti.
Çin'in İhracat ve İthalat Rakamlarında Büyük Yükseliş
Açıklanan resmi dış ticaret verilerine göre, Çin’in ihracatı nisan ayında geçtiğimiz yılın aynı dönemine oranla yüzde 14,1 artış göstererek 359,4 milyar dolara ulaştı. İthalat tarafında ise yıllık yüzde 25,3’lük bir artışla 274,6 milyar dolarlık hacim yakalandı. Bu veriler ışığında, ülkenin dış ticaret fazlası nisan ayında 84,8 milyar dolar olarak gerçekleşti. Mart ayında 51,1 milyar dolar seviyesinde kalan dış ticaret fazlasının nisan ayında bu denli yüksek bir ivme kazanması, küresel piyasalarda sürpriz bir gelişme olarak değerlendirildi.
Hürmüz Boğazı Krizi ve Enerji Maliyetleri
Dünyanın en kritik enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'nda gemi trafiğinin büyük ölçüde sekteye uğraması, küresel enerji ve hammadde maliyetlerini yukarı yönlü tetikledi. Dünya petrol ticaretinin yaklaşık dörtte birinin geçtiği bu rotadaki kesintiler, Çin’in enerji ithalat faturasını da doğrudan etkiledi.
Nisan ayında Çin, toplamda 38,4 milyon ton petrol ithal etti. İlginç bir veri olarak, petrol ithalat hacmi bir önceki döneme göre yüzde 20 oranında azalırken, yükselen fiyatlar nedeniyle bu ithalatın parasal değeri yüzde 13,2 oranında arttı. Bu durum, enerji piyasalarındaki volatiliteden en çok etkilenen aktörlerden birinin, dünyanın en büyük enerji ithalatçısı olan Çin olduğunu bir kez daha kanıtladı.
Küresel Ekonomide Direnç Sinyali
Orta Doğu'daki istikrarsızlık; Suudi Arabistan, BAE, Katar ve Irak gibi dev enerji üreticilerinin kaynaklarını dünya pazarlarına ulaştırmasını zorlaştırırken, Çin’in üretim ve ihracat hattını korumayı başarması ekonomi çevrelerinde "direnç işareti" olarak yorumlanıyor. Çin’in ithal ettiği petrolün yüzde 45’i ve doğal gazın yüzde 30’u halen Basra Körfezi üzerinden sağlanıyor.
Bölgedeki tanker trafiğinde yaşanan aksamalara rağmen üretim kapasitesini ihracata kanalize edebilen Pekin, mart ayındaki yüzde 2,5’lik sınırlı ihracat artışını nisan ayında çift haneli rakamlara taşıyarak küresel arz zincirindeki hakimiyetini pekiştirmiş oldu. Uzmanlar, bu rekorun önümüzdeki aylarda küresel enflasyon ve lojistik maliyetler üzerindeki etkilerini yakından takip etmeye devam ediyor.
