Dünyaca ünlü iki isim, Blake Lively ve Justin Baldoni arasındaki gerilim, haftabaşında duyurulan uzlaşma haberlerine rağmen son bulmadı. 2024 yılında vizyona giren ve gişede başarı yakalayan It Ends With Us filminin setinde başlayan anlaşmazlık, bugün milyon dolarlık bir tazminat davasına dönüştü. Lively’nin hukuk ekibi, Kaliforniya yasalarının sunduğu özel bir imtiyazı kullanarak sürecin peşini bırakmayacaklarını resmen ilan etti.
Kaliforniya Yasası ve Milyon Dolarlık Tazminat Detayı
Lively’nin avukatları tarafından perşembe günü yapılan mahkeme başvurusunda, tarafların davanın genelinde uzlaştığı ancak bir maddenin bu anlaşmanın dışında tutulduğu belirtildi. Bu istisna, Lively’nin avukatlık ücretlerini ve Kaliforniya Medeni Kanunu'nun 47.1 numaralı maddesi kapsamındaki tazminat taleplerini içeriyor.
Söz konusu yasa, özellikle cinsel taciz mağdurlarını, kendilerini susturmaya yönelik açılan "misilleme amaçlı iftira davalarına" karşı koruma altına alıyor. Eğer mahkeme bu talebi haklı bulursa, Lively’nin Justin Baldoni’den milyonlarca dolar tazminat kazanabileceği ifade ediliyor.
"It Ends With Us" Setinden Mahkeme Salonlarına
İkili arasındaki kriz, filmin tanıtım sürecinde hayranların ikiliyi hiç yan yana görmemesiyle gün yüzüne çıkmıştı. 2024’ün sonunda Lively’nin, Baldoni’yi cinsel taciz ve misilleme amaçlı karalama kampanyası yürütmekle suçlamasıyla olay yargıya taşınmıştı. Baldoni ise bu iddiaları reddederek karşı bir iftira davası açmıştı.
Lively’nin avukatları Michael Gottlieb ve Esra Hudson, gelinen noktayı "Blake Lively için ezici bir zafer" olarak nitelendiriyor. Avukatlar, bu davanın temel amacının hukuk sistemini bir susturma aracı olarak kullananlara karşı caydırıcı bir yaptırım uygulamak olduğunu vurguluyor.
Sürecin Güncel Durumu ve Tarafların Tutumu
Baldoni cephesinde ise avukat Bryan Freedman, uzlaşmadan "çok memnun" olduklarını dile getirse de anlaşmanın içeriğine dair detay vermekten kaçındı. Davanın mayıs ayında görülmesi planlanan ana duruşması öncesinde hakimin birçok talebi düşürmesi, tarafları uzlaşmaya iten ana etkenlerden biri olmuştu. Ancak Lively’nin "misilleme" maddesi üzerinden yürüttüğü yeni hamle, bu hukuk mücadelesinin bir süre daha gündemde kalacağını gösteriyor.
