Lüks saat markalarının, dakikliğin ve bankaların başkenti Cenevre'de, zaman kavramına meydan okuyan, hatta zamanın kendisiyle dalga geçen sıradışı bir eser bulunuyor. Modern ve Çağdaş Sanat Müzesi'nin (MAMCO) duvarında asılı duran, 20 haneli devasa bir dijital ekran, ne saati gösteriyor ne de takvimi. Bu kırmızı LED ışıklar, 5 milyar yıl sonrasına; yani Güneş'in patlayıp Dünya'yı yutacağı o nihai sona doğru geriye sayıyor.
İtalyan sanatçı Gianni Motti tarafından tasarlanan 'Big Crunch Clock' (Büyük Çöküş Saati), sadece verdiği ürkütücü mesajla değil, çalışma prensibindeki kozmik şaka ile de sanat tarihinin en zeki eserlerinden biri olarak kabul ediliyor.
5 Milyar Yıllık Geri Sayım
Astrofizikçiler, Güneş'in yakıtının bitip bir 'Kızıl Dev'e dönüşerek patlaması için yaklaşık 5 milyar yıl kaldığını öngörüyor. Gianni Motti, 1999 yılında bu bilimsel veriyi aldı ve bir sanat eserine dönüştürdü. 5.000.000.000 yıldan geriye doğru saniyeleri saymaya başlayan bu saat, insan ömrünün evrensel zaman diliminde ne kadar anlamsız bir 'toz zerresi' olduğunu yüzümüze çarpıyor.
Saatin üzerindeki rakamlar o kadar büyük bir zaman dilimini kapsıyor ki, bir insan ömrü boyunca saatin sadece en sağındaki (saniyeler ve dakikalar) hanelerin değişimine tanıklık edebiliyor. En soldaki 'yüzyılları' ve 'bin yılları' gösteren haneler ise biz faniler için adeta donmuş gibi duruyor.
Müthiş İroni: Güneş'in Enerjisiyle Güneş'in Ölümünü Saymak
Bu eseri bir başyapıt yapan asıl detay, mühendisliğinde gizli olan felsefi ironidir. Big Crunch Clock, elektriğini şehir şebekesinden değil, güneş panellerinden alıyor.
Yani saat; gün boyunca Güneş'ten enerji topluyor, onun ışığıyla besleniyor ve topladığı bu güçle, kendisini besleyen kaynağın (Güneş'in) ne zaman öleceğini hesaplıyor. Sanat eleştirmenleri bu durumu, 'Kurbanının kanıyla beslenen bir cellat' metaforuna benzetiyor. Güneş her doğduğunda, aslında kendi ölüm fermanını tutan saatin pillerini şarj etmiş oluyor.
'Rahatlayın, Toplantıya Geç Kalmanızın Bir Önemi Yok'
MAMCO'nun girişinde ziyaretçileri karşılayan bu eser, modern insanın 'zaman yönetimi' takıntısına da bir eleştiri niteliğinde. Bizler dakikaların, toplantı saatlerinin veya otobüs tarifelerinin peşinde koşarken; Big Crunch Clock bize sessizce şu mesajı veriyor:
'Acele etmene gerek yok. 5 milyar yıl sonra ne o toplantı kalacak, ne Güneş, ne de Dünya. Hepimiz aynı kozmik tozun parçasıyız.'
Motti'nin bu eseri, izleyiciye bir tür Memento Mori (Öleceğini Hatırla) deneyimi yaşatırken, aynı zamanda gündelik dertlerin evrensel ölçekte ne kadar 'küçük' olduğunu hatırlatarak tuhaf bir rahatlama hissi de veriyor.


