Van'ın Tuşba ilçesinde, Van Gölü'ne hakim bir tepede yükselen 2 bin 700 yıllık Ayanis Kalesi, hem tarihi yapıları hem de büyüleyici manzarasıyla ziyaretçi akınına uğruyor. Urartu Krallığı döneminde inşa edilen ve günümüzde arkeolojik kazılarla geçmişin izlerini gün yüzüne çıkaran kale, dünya çapında tarih meraklılarının rotasında ilk sıralara yerleşmeye başladı. Eşsiz bir kültürel peyzaja sahip olan bu tarihi alan, ziyaretçilerine antik çağların gizemli dünyasına doğru unutulmaz bir yolculuk sunuyor.
Urartuların En İyi Korunan Mirası: Haldi Tapınağı
Yaklaşık 2 bin 700 yıl önce Urartu Kralı II. Rusa tarafından yaptırıldığı bilinen Ayanis Kalesi, mimari zarafeti ve sağlamlığıyla dikkat çekiyor. Asırlardır ayakta kalan kerpiç duvarları, ince bir işçiliğin eseri olan taş işlemeleri ve süslemeleriyle kale, döneminin mühendislik başarısını gözler önüne seriyor. Özellikle kalede yer alan ve Urartuların savaş tanrısına adanan Haldi Tapınağı, antik uygarlığın en iyi korunmuş tapınaklarından biri olarak kabul ediliyor.
Ziyaretçiler, demir yollarında kullanılan ahşap traverslerin geri dönüşümüyle doğaya uyumlu şekilde inşa edilen yaklaşık bir kilometrelik patika yoldan kaleye ulaşıyor. Bu eşsiz rotanın sonunda, oyma ve kakma tekniğiyle yapılmış hayvan ile bitki motifleriyle süslü tapınak ve kerpiç odalar tüm ihtişamıyla tarih tutkunlarını karşılıyor.

Dünyanın Dört Bir Yanından Ziyaretçi Akını
Ayanis Kalesi, sahip olduğu zengin kültürel miras sayesinde sadece yurt içinden değil, yurt dışından da büyük ilgi görüyor. ABD, İngiltere, Avustralya ve Kanada başta olmak üzere birçok ülkeden turistin ziyaret ettiği kaleyi son olarak 20 kişilik bir Japon turist kafilesi gezdi. Van Gölü'ne hakim konumdaki terastan Süphan Dağı ve göl manzarasını izleyen ziyaretçiler, bölgenin tarihi dokusuna hayran kaldı.
Kafilenin üyelerinden Japon turist Takeshi Harada, Türkiye'ye ikinci kez geldiğini ancak Van'ı ve Ayanis Kalesi'ni ilk defa ziyaret ettiğini belirtti. Harada, izlenimlerini aktarırken, buradaki tarihi dokunun harika olduğunu ve bölgeye daha fazla turistin gelmesi gerektiğini vurgulayarak, fırsat buldukça yeniden ziyaret etmek istediğini ifade etti.
"Bölge, Zengin Arkeolojisiyle Önemli Bir Destinasyon"
Kalede yürütülen arkeolojik kazıların başkanlığını üstlenen Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Işıklı, Doğu Anadolu Bölgesi'nin çok güçlü bir turizm potansiyeline sahip olduğunu dile getirdi. Uzun yıllar boyunca turizmdeki ilginin genellikle Ege ve Akdeniz bölgelerinde yoğunlaştığını hatırlatan Işıklı, artık bu durumun değişmeye başladığını belirtti.
Bahar aylarıyla birlikte yerli ve yabancı grupları ağırlamaya başladıklarını aktaran Prof. Dr. Işıklı, bölgenin doğası, temiz havası ve zengin arkeolojisiyle benzersiz bir destinasyon olduğunu söyledi. Japonya'dan gelen ve arkeolojiye özel ilgi duyan grubun ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Işıklı, yeni kazı sezonu için ön hazırlıkların tamamlandığını ve çalışmaların hız kesmeden devam edeceğini sözlerine ekledi.
Süphan Dağı ve Kültürel Peyzajın Büyüsü
Bölgedeki incelemelere eşlik eden arkeolojik ve sanat yayınları sahibi, editör ve arkeolog Nezih Başgelen ise Ayanis Kalesi'nin Doğu Anadolu arkeolojisinde çok özel ve sıra dışı bir yerleşim merkezi olduğunun altını çizdi. Kalenin, Süphan Dağı'na bakan eşsiz konumuyla inanılmaz bir kültürel peyzajın merkezinde yer aldığını belirten Başgelen, dünyanın dört bir yanından gelen entelektüel turist gruplarının bu mirası keşfetmesinin Türkiye'nin tanıtımı açısından son derece kıymetli olduğunu vurguladı.
Devam eden kazı çalışmalarıyla yeni buluntuların gün ışığına çıkarılması beklenen Ayanis Kalesi, Van'ın turizmdeki en önemli markalarından biri olarak tarihe ışık tutmayı sürdürüyor.
