Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Filistin'e insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu'na yönelik İsrail ordusunun gerçekleştirdiği müdahaleyi en ağır şekilde kınadığını duyurdu. Son dönemde Gazze'de yaşanan derin insanlık dramına dikkat çeken Işıkhan, İsrail'in uluslararası hukuku hiçe sayan eylemlerine karşı küresel toplumun sessiz kalmaması gerektiğinin altını çizdi. İnsani krizin boyutlarına değinen Bakan Işıkhan, Türkiye'nin sivil inisiyatiflere verdiği önemi bir kez daha gözler önüne serdi.
"İSRAİL'İN MÜDAHALESİNE SESSİZ KALINAMAZ"
Bakan Vedat Işıkhan, X (eski adıyla Twitter) platformu üzerinden yaptığı paylaşımda, İsrail'in sivil yardım gemilerine yönelik tutumunu sert sözlerle eleştirdi. Işıkhan mesajında, "Filistin'e insani yardım ulaştırmak amacıyla cesur bir şekilde yola çıkan Küresel Sumud Filosu'na yönelik yapılan alçak müdahaleyi en ağır şekilde kınıyorum" ifadelerine yer verdi. Bölgedeki ağır ablukanın ve sivillere yönelik insanlık dışı kısıtlamaların kabul edilemez olduğunu belirten Işıkhan, uluslararası toplumun bu duruma karşı artık ortak ve caydırıcı bir tepki vermesi gerektiğini savundu.
ULUSLARARASI HUKUK İHLALİ VURGUSU
İsrail yönetiminin bölgedeki eylemlerini eleştiren Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, yaşanan hukuki ihlallere de özellikle dikkat çekti. Işıkhan, "Her gün bir başka insani hakkı, uluslararası hukuku ayaklar altına alan eli kanlı İsrail yönetimine karşı sessiz kalınamaz" sözleriyle tepkisini dile getirdi. Türkiye'nin, Filistin halkının meşru haklarını savunma konusundaki kararlı tutumunu bir kez daha yineleyen bu açıklama, Ankara'nın Gazze'deki ablukaya yönelik diplomatik ve söylemsel itirazlarının güçlü bir parçası olarak değerlendiriliyor.
İNSANİ MİSYONU VE ENGELLEMELER
İsrail ordusu tarafından uluslararası sularda müdahale edilen Küresel Sumud Filosu, aylardır süren ağır saldırıların gölgesinde büyük bir yıkım yaşayan Gazze halkına temel gıda, temiz su, tıbbi malzeme ve insani yardım ulaştırmayı hedefliyordu. Çeşitli ülkelerden sivil toplum kuruluşları, vicdan sahibi aktivistler ve uluslararası gözlemcilerin katılımıyla oluşturulan bu barışçıl girişim, Gazze üzerindeki deniz ablukasını kırmayı amaçlıyordu. Türkiye, sivil inisiyatiflerin bu tür insani çabalarına koşulsuz destek verirken, insani yardım filosuna yapılan askeri müdahaleler uluslararası seyrüsefer serbestisinin ve temel insan haklarının açık bir ihlali olarak görülüyor.
İNSANLIĞIN ORTAK GÖREVİ
Bakan Işıkhan'ın mesajının sonunda yer alan, "Filistin'in yanında olmak tüm insanlığın ortak görevidir" ifadesi, meselenin sadece bölgesel bir çatışma değil, tüm dünyayı ilgilendiren küresel bir vicdan sorunu olduğuna işaret ediyor. Türkiye, İsrail'in Gazze'ye yönelik operasyonlarının başladığı ilk günden bu yana uluslararası platformlarda acil ateşkesin sağlanması ve bölgeye kesintisiz insani yardım akışının temin edilmesi için yoğun bir diplomasi trafiği yürütüyor. Bakan Işıkhan'ın açıklamaları, Türkiye Cumhuriyeti devletinin bu kararlı duruşunun ve mazlum Filistin halkıyla olan köklü dayanışmasının bir kez daha güçlü şekilde teyit edilmesi anlamını taşıyor.

