Küresel piyasalar, jeopolitik risklerin ve gelişmiş ekonomilerdeki siyasi belirsizliklerin gölgesinde zorlu bir günü geride bıraktı. Avrupa borsaları, ABD-İran hattından gelen barış iyimserliğinin yerini tehditkar açıklamalara bırakması ve İngiltere'de Başbakan Keir Starmer'a yönelik istifa baskılarının artmasıyla negatif bir seyir izledi. Gün sonunda Stoxx Europe 600 endeksi yüzde 1,01 değer kaybederek 606,63 puana gerilerken, kıtanın dev ekonomilerinde de benzer tablolar görüldü.
İngiltere'de Siyasi Belirsizlik ve Tahvil Piyasası
İngiltere'de 7 Mayıs'ta yapılan yerel seçimlerin ardından İşçi Partisi'nde yaşanan oy kaybı, Başbakan Keir Starmer üzerindeki istifa baskısını artırdı. Starmer'ın görevine devam edeceği yönündeki ısrarlı açıklamalarına rağmen piyasalar bu siyasi istikrarsızlığı fiyatlamaya başladı. Ülkede 10 yıllık tahvil faizleri 2008 yılından bu yana en yüksek seviyesini test ederken, uzun vadeli tahvillerde de 1998 yılından bu yana görülmemiş zirveler kaydedildi. Bu durum, yatırımcıların İngiltere ekonomisinin geleceğine dair duyduğu derin endişeyi gözler önüne seriyor.
ABD-İran Hattında Gerilim ve Makroekonomik Veriler
Piyasaları sarsan bir diğer önemli gelişme ise ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik sert açıklamaları oldu. Trump, "İran’la ya bir anlaşma yapacağız ya da yok edilecekler" diyerek diplomatik çözüm ihtimallerine dair soru işaretleri yarattı. Öte yandan ABD'de açıklanan Nisan ayı Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verileri, yıllık bazda yüzde 3,8 artış göstererek enflasyonist baskıların sürdüğünü teyit etti. Bu veriler, küresel ekonomide faiz politikalarına yönelik beklentileri de doğrudan etkiledi.
Almanya'dan Sürpriz Ekonomik Güven Verisi
Kıta genelindeki karamsar tabloya rağmen Almanya'dan sınırlı da olsa olumlu bir haber geldi. Avrupa Ekonomik Araştırmalar Merkezi (ZEW) tarafından açıklanan Ekonomik Güven Endeksi, Mayıs ayında sürpriz bir iyileşme kaydederek eksi 10,2 puana yükseldi. Piyasa beklentilerinin aksine gerçekleşen bu toparlanma, kurumsal yatırımcıların gelecek 6 aya dair beklentilerinde kısmi bir rahatlamaya işaret etse de endekslerin genel düşüşünü engellemeye yetmedi.
