Yeni çeyreğin ilk gününde Asya borsalarında genel olarak temkinli bir seyir gözleniyor. ABD ve İran arasında Hürmüz Boğazı'nın tamamen açılmasını hedefleyen çerçeve anlaşmasına yönelik görüşmelerin duraklaması, piyasalardaki risk iştahını baskılayan ana unsurlar arasında yer alıyor. Tahvil piyasalarında da ABD Hazine tahvili getirilerinin yükselişe geçmesi, yatırımcıların merkez bankalarının faiz artırım kararlarına odaklanmasına yol açtı.
Fed’in Faiz Politikası ve Beklentiler
Yatırımcılar, Avrupa Merkez Bankası konferansında konuşma yapacak olan Fed Başkanı Kevin Warsh’ın vereceği mesajları bekliyor. Fed’in faiz artırım döngüsüne ilişkin net bir yönlendirme yapıp yapmayacağı merak konusu olurken, vadeli işlemler piyasasında bu ay için faiz artırım ihtimali %33, Eylül ayı için ise %70 seviyesinde fiyatlanıyor.
Öte yandan, teknoloji odaklı şirketlerin hisselerindeki güçlü seyir, piyasalardaki karamsar havayı bir miktar dengeliyor. Güney Kore borsası, yarı iletken sektöründeki yoğun yapay zeka talebinin etkisiyle geçtiğimiz çeyrekte gösterdiği rekor yükselişin ardından bugün %1,4 oranında değer kaybetti. Japonya’nın Nikkei endeksi ise teknoloji hisselerine gelen yoğun ilgiyle yükselişini sürdürerek dikkat çekiyor.
Japon Yeni ve Müdahale İhtimali
Japon yeninin dolar karşısında 40 yılın en düşük seviyesini görmesi, piyasalarda Tokyo’nun olası bir müdahale gerçekleştirip gerçekleştirmeyeceği sorusunu gündeme taşıdı. Nisan ve Mayıs aylarında piyasalara yüklü miktarda müdahalede bulunmasına rağmen kalıcı bir sonuç elde edemeyen Japon yetkililerin, bu kez daha temkinli bir tavır sergilediği gözlemleniyor. Makro stratejistler, mevcut durumun daha çok doların gücünden kaynaklandığını, enerji ithalatçısı olan Japonya’nın düşük seyreden petrol fiyatlarından ise olumlu etkilendiğini belirtiyor.
Kurumsal Kazançlar Kritik Rol Oynayacak
Piyasaların önündeki en önemli sınav ise Temmuz ayı ortasında başlayacak olan bilançolar dönemi olacak. Analistler, teknoloji sektöründeki kâr beklentilerinin yüksek olduğunu, güçlü finansal sonuçların artan tahvil getirileri ve olası faiz artış risklerini dengeleyebileceğini ifade ediyor. Petrol piyasalarında Brent petrol varil başına 73 dolar civarında işlem görürken, altın ise zorlu geçen çeyreğin ardından zayıf seyrini sürdürüyor.
