Televizyon dünyasının yakından takip ettiği Nancy Guthrie’nin kaybolma vakasında soruşturmanın seyri değişiyor. ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI) yetkilileri, Şubat ayından bu yana kamuoyuna yansıyan ve kaçırılma olayıyla ilişkilendirilen tüm fidye notlarının sahte olduğunu doğruladı. Bu gelişme, 84 yaşındaki Nancy Guthrie’nin fidye için kaçırılmış olabileceği ihtimali üzerindeki şüpheleri artırdı.
Fidye Notları Gerçeği Yansıtmıyor
FBI kaynaklarına göre, medyaya ulaştırılan üç farklı mesajın da incelemeler sonucunda asılsız olduğu belirlendi. İlk iki notun aynı kişi tarafından hazırlandığı, ancak bu kişinin olayla doğrudan bir bağlantısının bulunmadığı tespit edildi. Özellikle ilk notta talep edilen kripto para ödemesinin, FBI tarafından hazırlanan bir hesaba yatırılmasına rağmen dokunulmadan bırakılması, notun sahteliğine dair önemli bir kanıt olarak değerlendirildi.
İkinci not ise olayın daha sonraki süreçlerinde, mağdurun hayatını kaybettiği iddiasını içeriyordu. Geçtiğimiz hafta ortaya çıkan üçüncü bir mesajda ise kendini kaçıranların kimliğini bildiğini öne süren bir kişi, elinde olayla ilgili video görüntüleri olduğunu iddia etmişti. FBI, bu üçüncü mesajın da gerçek dışı olduğunu kaydetti.
Soruşturma Süreci Devam Ediyor
Pima Bölge Şerif Departmanı tarafından yürütülen geniş kapsamlı soruşturma ise "aktif" olarak devam ediyor. Yetkililer, toplanan DNA örnekleri ve kamera kayıtlarının adli analiz sürecinin sürdüğünü belirtirken, konuyla ilgili ayrıntılı bilgi vermekten kaçınıyor.
Sunucu Savannah Guthrie, daha önce yaptığı açıklamalarda ailesinin yaşadığı acıyı dile getirmiş ve yetkililere iş birliği çağrısında bulunmuştu. Aile, Nancy Guthrie’nin bulunması için 1 milyon dolarlık ödül teklifini korumaya devam ediyor.
Olayın Arka Planı
Nancy Guthrie, 31 Ocak tarihinde Tucson, Arizona’daki evinde en son görülmüştü. Olayın ardından eve gelen maskeli bir şahsın kapı zili kamerasını kurcaladığına dair görüntüler kamuoyuyla paylaşılmış, evde bulunan kan örnekleri de mağdurla eşleşmişti. Ancak, olay yerinde bulunan bir eldivenden alınan DNA örnekleri, ulusal veritabanındaki kayıtlarla herhangi bir eşleşme sağlamadı. Federal yetkililerin sahte notlar üzerine odaklanması, soruşturmanın yönünü daha somut delillere çevirmesine neden oldu.
