Piyasa verileri yükleniyor...
İsrail ve Lübnan arasındaki güvenlik anlaşması çıkmaza mı giriyor?

İsrail ve Lübnan arasında 26 Haziran'da imzalanan güvenlik çerçeve anlaşması, bölgede kalıcı bir barış umudundan ziyade mevcut tıkanıklığı derinleştirme riski taşıyor. Anlaşmanın İsrail’in Lübnan’dan çekilmesini Hizbullah’ın silahsızlanmasına bağlaması, analistler tarafından uygulanamaz bir şart olarak değerlendiriliyor.

HABERIN DEVAMI

26 Haziran’da Washington’da imzalanan güvenlik anlaşması, İsrail’in Lübnan’ın toprak bütünlüğüne yönelik bir hak iddiası olmadığını teyit ederken, Lübnan ordusunun güneydeki yetkisini Hizbullah gibi devlet dışı silahlı grupların silahsızlandırılması şartına bağlıyor. Ancak bölge uzmanları ve siyasi gözlemciler, mevcut yapı içerisinde Hizbullah’ın silahsızlanmasının ve Lübnan hükümetinin bu konuda yaptırım gücüne sahip olmasının mümkün olmadığını belirtiyor.

"Anlaşma Değil, Dayatılmış Bir Çözüm"

Anlaşmanın merkezinde yer alan şartların, Lübnan’ın iç siyasi dengeleriyle çeliştiği ifade ediliyor. Lübnan’daki mezhepsel güç paylaşımı esasına dayalı sistemde, hükümetin en güçlü silahlı yapı olan Hizbullah’a karşı böylesine kapsamlı bir askeri veya siyasi yaptırım uygulaması beklenmiyor. Üst düzey bir Lübnanlı siyasetçi, mevcut durumu "Bu bir anlaşma değil, dayatılmış bir çözümdür" sözleriyle tanımladı.

Uzmanlar, anlaşmanın İsrail’e güney Lübnan’da süresiz bir askeri varlık göstermesi için siyasi bir kılıf sunduğunu savunuyor. Lübnan merkezli analist Michael Young, anlaşmanın tüm yükü Lübnan’a yüklediğini ve İsrail’in bölgedeki varlığını meşrulaştırarak uzatabileceğini ifade ediyor.

İsrail’in Beklentisi ve İç Siyasi Gerçekler

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu anlaşmayı tarihi bir başarı olarak nitelendirirken, İsrail askerlerinin bölgedeki varlığını "Kuzeyin korunması için gerekli bir güvenlik bölgesi" olarak tanımlıyor. Netanyahu, Hizbullah ve diğer örgütler silahsızlandırılana kadar bölgeden çekilmeyeceklerini açıkça belirtti.

İsrail tarafında ise bazı üst düzey yetkililer, Lübnan’ın Hizbullah’ı silahsızlandırma kapasitesine dair ciddi şüpheleri olduğunu, ancak anlaşmayı uzun vadeli barış inşası için diplomatik bir adım olarak gördüklerini paylaştı.

İç Çatışma Riski ve Bölgesel Endişeler

Analistler, Lübnan içerisinde Hizbullah’ı zorla silahsızlandırmaya yönelik herhangi bir girişimin, ülkedeki hassas mezhepsel dengeyi bozarak iç çatışmaları körükleyebileceği konusunda uyarıyor. Hizbullah lideri Naim Kasım anlaşmayı "yok hükmünde" ve "teslimiyet" olarak nitelendirirken, grubun silahlı direnişi sürdüreceğini duyurdu.

Londra Ekonomi Okulu'ndan Fawaz Gerges, anlaşmanın "ölü doğduğunu" ve İsrail’in güneyde oluşturduğu yaklaşık 8-10 kilometrelik tampon bölgenin diplomatik bir meşruiyet kazandığını vurguladı. Uzmanlara göre, Hizbullah’ın varlığı sürdüğü müddetçe İsrail’in de geri çekilmesi siyasi olarak mümkün görünmüyor; bu durum bölgedeki "dondurulmuş çatışma" halinin süreceğine işaret ediyor.

Kaynaklar

Bu habere tepkiniz ne?

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yapın.
Yorumlar yükleniyor...