Amerika Birleşik Devletleri Yüksek Mahkemesi, Başkan Donald Trump tarafından hayata geçirilen gümrük uygulamaları hakkında nihai bir karara imza attı. Yüksek Mahkeme heyeti, yürürlüğe konulan gümrük tarifeleri için temel dayanak olarak gösterilen Uluslararası Acil Ekonomik Güçler Yasası'nın, mevcut başkana doğrudan yeni bir tarife koyma yetkisi vermediğine kesin olarak hükmetti. Yüksek Mahkeme tarafından alınan bu karar, üç ret oyuna karşılık altı kabul oyuyla resmiyet kazandı. Açıklanan resmi karar metninde, ülke anayasasının ilgili maddelerine doğrudan atıf yapılarak, vergi ve gümrük vergisi belirleme yetkisinin yalnızca Kongre'ye ait olduğu ayrıntılı bir şekilde vurgulandı.
Kongre'nin Vergi Koyma Yetkisine Vurgu Yapıldı
Yüksek Mahkeme'nin kamuoyu ile paylaşılan gerekçeli kararında, hükümetin söz konusu yasayı yorumlama biçimi kapsamlı bir şekilde değerlendirildi. Hükümetin, mevcut yasayı başkana tek taraflı olarak sınırsız gümrük vergisi uygulama ve bu vergileri dilediği gibi değiştirme hakkı veren bir düzenleme olarak ele aldığı belirtildi. Ancak mahkeme kararında, yasanın yarım asırlık tarihi boyunca daha önceki hiçbir başkanın bu büyüklükte ve kapsamda bir tarife uygulamak için bu yetkiyi kullanmadığının altı çizildi. Mahkeme heyeti, yasada geçen "ithalatı düzenleme" ifadesinin Kongre'nin anayasal vergi koyma yetkisini kesinlikle kapsamadığını hükme bağladı. Büyük ekonomik ve siyasi etkileri olan bu denli önemli bir yetki devrinin, muğlak ifadeler kullanılarak Kongre tarafından devredilemeyeceği açıkça ifade edildi. Söz konusu yasanın başkana soruşturma yürütme, ithalatı engelleme veya yasaklama gibi çeşitli yetkiler verdiği, ancak bu özel yetkiler listesinde herhangi bir vergi uygulamasından hiç bahsedilmediği aktarıldı.
Acil Durum Tarifeleri Uzun Bir Yargı Sürecinden Geçti
Dış ticaret politikalarında tarifeleri ana bir araç olarak kullanan Başkan Donald Trump, ikinci kez başkanlık görevine başlamasının hemen ardından çeşitli gümrük vergilerini devreye sokmuştu. Bu kapsamda, uygulanan yasa çerçevesinde ABD'nin neredeyse tüm ticaret ortaklarına yönelik karşılıklılık ilkesine dayanan tarifeler uygulanmıştı. Aynı zamanda Çin, Kanada ve Meksika'ya yönelik ülkeye yönelen fentanil akışı gerekçe gösterilerek yeni ek vergiler getirilmişti. Yürürlüğe giren bu geniş çaplı tarifeler, alınan kararlardan etkilenen bazı özel şirketler ve eyaletler tarafından ABD Uluslararası Ticaret Mahkemesi'ne taşınarak resmi bir yargı süreci başlatılmıştı.
Temyiz Sürecinden Yüksek Mahkeme Aşamasına Geliş
Süreci başlatan ilk derece mahkemesi, 28 Mayıs 2025 tarihinde açıkladığı kararla, uygulanan bu tarifelerin yasa kapsamındaki başkanlık yetkisini aştığına hükmetmişti. Yönetim kademesi, bu iptal kararının hükümetin diplomasisine zarar verdiği ve doğrudan başkanlık yetkisine müdahale ettiği gerekçesiyle konuyu temyize taşıdı. Temyiz Mahkemesi sürece müdahil olarak alt mahkemenin iptal kararının uygulanmasını geçici olarak durdurdu. Ardından 29 Ağustos 2025'te alt mahkemenin kararını büyük ölçüde onaylayan Temyiz Mahkemesi, tarifelerin derhal iptal edilmesini ise reddederek Trump yönetimine konuyu Yüksek Mahkeme'ye taşıması için ek zaman tanıdı. Yönetimin hızlı inceleme talebi üzerine Yüksek Mahkeme, 5 Kasım 2025'te tarafların savunmalarını dinledi. Yapılan son değerlendirmelerin ardından mahkeme, uygulanan acil durum yetkilerinin sınırlarının aşıldığına karar vererek tarifeleri yasa dışı buldu.


