Küresel enerji piyasalarını aylardır büyük bir belirsizliğe sürükleyen ABD-İran geriliminde tarihi bir eşik aşılsa da bölgesel riskler varlığını koruyor. ABD Başkanı Donald Trump ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, şubat ayından bu yana devam eden savaşı resmen sonlandıran ve Hürmüz Boğazı’nı yeniden uluslararası deniz trafiğine açan bir iyi niyet mutabakatı imzaladı. Anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle birlikte, küresel petrol ticaretinin en kritik arterlerinden biri olan Hürmüz Boğazı'nda lojistik hareketlilik yeniden canlandı.
Tek Gecede 12,5 Milyon Varil Petrol Geçti
Gelişmelere ilişkin Beyaz Saray'da bir basın toplantısı düzenleyen ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, mutabakatın ardından yaşanan hareketliliğin küresel ekonomi için önemine dikkat çekti. Vance, anlaşmanın hemen ardından gece boyunca 12,5 milyon varil ham petrolün Hürmüz Boğazı’ndan güvenli bir şekilde geçtiğini açıkladı. Bu rakamın çatışma döneminin başlangıcından bu yana kaydedilen en yüksek hacim olduğunu belirten Vance, küresel enerji fiyatlarının da hızla düşüş eğilimine girdiğini ifade etti. Brent petrolün varil fiyatı, çatışmaların tırmandığı dönemden bu yana ilk kez 78 doların altına geriledi.
Kalıcı Barış İçin 60 Günlük Müzakere Süreci Başladı
İmzalanan mutabakat metni, taraflar arasında kalıcı ve kapsamlı bir barış zeminine ulaşılması amacıyla 60 günlük bir müzakere sürecini resmen başlatıyor. İsviçre'de cuma günü gerçekleştirilecek resmi törende ABD'yi temsil edecek olan JD Vance, Washington'un temel önceliğinin Tahran'ın küresel güvenlik tehdidi oluşturacak füze kapasitesini sınırlamak olduğunu vurguladı. Bununla birlikte, uzun süredir uygulanan deniz ablukasının kaldırılması karşılığında İran'ın da bölgedeki müttefik unsurlar üzerindeki etkisini azaltması bekleniyor.

Lübnan Sınırındaki Alevler Anlaşmayı Tehdit Ediyor
Hürmüz Boğazı ve Basra Körfezi hattında sular durulurken, Orta Doğu’nun bir diğer hassas noktası olan Lübnan’da askeri hareketlilik sürüyor. İran ile varılan anlaşma metninde Lübnan'ın toprak bütünlüğünün ve egemenliğinin korunmasına yönelik açık bir madde bulunmasına rağmen, İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki hava saldırılarına devam ettiği bildirildi. Lübnan resmi makamları, Kfartebnit ve Zebdine bölgelerine düzenlenen son saldırılarda sivil can kayıplarının yaşandığını açıkladı.
İsrail hükümetinin operasyonları sürdürme kararlılığı ve sınır hatlarında oluşturmayı planladığı güvenli bölge haritası, Washington ile Tel Aviv arasında son yılların en ciddi diplomatik fikir ayrılıklarından birini tetikledi. Bölgedeki askeri uzmanlar, Lübnan’daki çatışmaların kalıcı olarak durdurulamaması halinde, ABD ve İran arasında yeni başlayan diplomatik sürecin de ciddi bir kırılma yaşayabileceğini öngörüyor.
