ABD Başkanı Donald Trump, Beyaz Saray'da düzenlediği basın toplantısında küresel gündemi yakından ilgilendiren gelişmelere dair önemli değerlendirmelere imza attı. Yarın Türkiye'nin ev sahipliğinde başlayacak olan tarihi NATO Zirvesi öncesinde kameralar karşısına geçen Trump; Rusya-Ukrayna savaşı, modern harp teknolojilerinin sahaya etkileri ve İran ile yürütülen nükleer müzakereler hakkında kapsamlı bilgiler paylaştı. Küresel barış ve güvenlik konularının masaya yatırılacağı zirvede, Amerika Birleşik Devletleri'nin atacağı adımların sinyallerini veren ABD Başkanı, her iki kriz bölgesinde de diplomatik çözüm arayışlarına ağırlık verdiklerini ifade etti.
"Ukrayna'daki Savaşı Sona Erdirmeye Çok Yaklaştık"
Rusya ile Ukrayna arasında uzun süredir devam eden ve tüm dünyayı etkileyen çatışmaların Türkiye'deki NATO Zirvesi'nin en önemli gündem maddelerinden biri olacağını belirten ABD Başkanı, diplomatik çözüm umutlarını artıracak ifadeler kullandı. Trump, zirvede taraflar arasında bir anlaşma zemini bulmak için yoğun görüşmeler yapacaklarını vurgulayarak, "NATO'ya gideceğiz, konuyu tüm detaylarıyla görüşeceğiz ve sanırım bunu başaracağız" dedi. Sahadaki son duruma ilişkin iyimser bir tablo çizen Trump, hem Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in hem de Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'in artık bu savaşın sona ermesini istediklerini ve masaya oturmaya sıcak baktıklarını dile getirdi.
İnsansız Hava Araçlarının Savaşlardaki Yıkıcı Etkisi
Açıklamalarında modern savaş teknolojilerinin, özellikle de silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) sahadaki belirleyici rolüne de değinen Trump, bu teknolojinin ulaştığı boyutlara dikkat çekti. Dronların günümüz çatışmalarında büyük bir faktör haline geldiğini belirten ABD Başkanı, cephede yaşanan yıkıcı etkilere ve sivil hassasiyetlere vurgu yaptı. Savaşın acı gerçeklerine işaret eden Trump, bu araçların hedef bulma kapasitelerinin inanılmaz seviyelere ulaştığını, sahada görmek istemediği üzücü manzaralarla karşılaştığını ve benzer acıların kimse tarafından tecrübe edilmemesini temenni ettiğini belirtti.
İran ile Nükleer Müzakereler ve Hürmüz Boğazı
Trump'ın gündemindeki bir diğer kritik başlık ise Orta Doğu'daki tansiyonun odak noktası olan İran ile yürütülen nükleer müzakereler oldu. Barış görüşmelerinin olumlu bir seyir izlediğini ancak bu durumun uluslararası medyada hak ettiği ilgiyi görmediğini savunan Trump, Amerikan ordusunun caydırıcı gücünün bu diplomasi sürecinde temel bir rol oynadığını ifade etti. İran'ın kesinlikle nükleer silaha sahip olamayacağının altını çizen Trump, Tahran yönetiminden önemli tavizler elde ettiklerini ve zenginleştirilmiş uranyum malzemelerini uluslararası denetim çerçevesinde teslim alacaklarını duyurdu.
İran ile yürütülen diplomatik temasların geleceğine dair net bir çerçeve çizen Trump, "Öyle ya da böyle kazanacağız, ya bir anlaşma yapacağız ya da işi bitireceğiz" sözleriyle Washington'un kararlılığını gösterdi. Ancak 91 milyonluk İran halkının olası bir çatışma ortamından zarar görmesini istemediği için her zaman anlaşmadan yana olduğunu da sözlerine ekledi. Küresel enerji ticaretinin can damarlarından biri olan Hürmüz Boğazı'nın kullanım haklarına da değinen ABD Başkanı, bölgenin stratejik ve ekonomik önemine vurgu yaparak, buradaki güvenlik sorunlarının kalıcı bir çözüme kavuşturulması gerektiğini ifade etti. Dünyanın gözü şimdi yarın Türkiye'de başlayacak ve küresel siyasete yön verecek olan NATO Zirvesi'ne çevrildi.
