2026 Dünya Eşitsizlik Raporu, küresel gelir dağılımındaki uçurumun ulaştığı tehlikeli boyutları gözler önüne serdi. Rapora göre dünya nüfusunun sadece %0,001'ini oluşturan küçük bir azınlık, en yoksul milyarlarca insanın toplamından üç kat daha fazla servete hükmediyor.
Zenginler ile Yoksullar Arasındaki Uçurum Derinleşiyor
Dünya genelinde 200 araştırmacının verileriyle hazırlanan 2026 Dünya Eşitsizlik Raporu, küresel ekonomideki dengesizliğin alarm verdiğini ortaya koydu. Verilere göre, dünya nüfusunun %0,001'lik kesimini oluşturan 60 binden az insan, insanlığın en yoksul yarısının toplam servetinin üç katına sahip durumda. Rapor, en yüksek gelir grubundaki %10'luk kesimin, dünya genelindeki diğer %90'lık kesimden daha fazla kazandığını belgeledi.
Servet dağılımındaki adaletsizlik, gelir dağılımından çok daha keskin bir tablo çiziyor. Dünyanın en zengin %10'u, küresel servetin %75'ini elinde tutarken, en yoksul %50'lik kesim toplam servetin sadece %2'sine sahip olabiliyor. Paris Ekonomi Okulu'ndan araştırmacıların vurguladığı üzere, milyarlarca insan temel ekonomik istikrardan yoksunken, çok küçük bir azınlık benzeri görülmemiş bir mali güce erişmiş durumda.
Eşitsizlik Demokrasiyi ve Gezegeni Tehdit Ediyor
Raporun yazarları arasında yer alan ünlü ekonomist Thomas Piketty, eşitsizliğin artık acil müdahale gerektiren seviyelere ulaştığını belirtti. Bu durumun sadece bir adalet sorunu olmadığını vurgulayan uzmanlar, aşırı gelir farkının ekonomilerin dayanıklılığını, demokrasilerin istikrarını ve gezegenin sürdürülebilirliğini tehdit ettiği uyarısında bulundu.
Raporda, 100 milyon dolar ve üzeri servete sahip kişilerden alınacak %3'lük küresel bir verginin, yılda 750 milyar dolar gelir sağlayabileceği hesaplandı. Bu tutarın, düşük ve orta gelirli ülkelerin eğitim bütçelerini finanse etmeye yetecek büyüklükte olduğu ifade ediliyor. Ancak siyasi irade eksikliği nedeniyle bu tür düzenlemelerin hayata geçirilemediği ve süper zenginlerin orantılı olarak orta sınıf hanelerden çok daha az vergi ödediği belirtiliyor.
İklim Krizi ve Cinsiyet Eşitsizliğinde Çarpıcı Veriler
Rapor, iklim değişikliği ile ekonomik eşitsizlik arasındaki doğrudan bağlantıyı da gözler önüne serdi. Verilere göre, dünya nüfusunun en yoksul yarısı karbon emisyonlarının sadece %3'ünden sorumlu tutulurken, en zengin %10'luk kesim, emisyonların yaklaşık %77'sinden sorumlu. Rapor, varlıklı bireylerin sadece tüketim alışkanlıklarıyla değil, yaptıkları yatırımlarla da iklim krizini körüklediğini vurguluyor.
Öte yandan cinsiyet eşitsizliği konusunda da ilerleme kaydedilemiyor. Kadınlar, ücretsiz ev işleri hariç tutulduğunda bile erkeklerin kazandığı her birim ücretin sadece %61'ini kazanabiliyor. Ücretsiz çalışma süreleri hesaba katıldığında ise bu oran %32'ye kadar düşüyor. Uzmanlar, eşitsizliğin azaltılması için eğitim ve sağlık alanında kamu yatırımlarının artırılması ve daha adil bir vergilendirme sistemi kurulması çağrısında bulunuyor.
Kaynak: The Guardian


