Düzenleme, özellikle kadınların, gençlerin ve engelli bireylerin siyasi temsiline alan açmayı hedefliyor.
Seçim bölgesi sayısı 156'dan 211'e çıkarılıyor
Ulusal medyada yer alan haberlere göre, anayasa değişikliği kapsamında ülkedeki seçim bölgesi sayısı 156'dan 211'e yükseltilecek. Bu değişiklikle birlikte, nüfusu artan bölgelerin parlamentoda daha güçlü temsil edilmesi amaçlanıyor.
Yetkililer, yeni düzenlemenin temsilde adaleti güçlendireceğini ve farklı toplumsal kesimlerin yasama süreçlerine katılımını artıracağını vurguluyor.
Kadınlar, gençler ve engelliler için temsil hedefi
Anayasa değişikliğinin en dikkat çekici yönlerinden biri, kadınların, gençlerin ve engelli bireylerin parlamentodaki görünürlüğünü artırma hedefi. Hükümet kanadı, bu adımın daha kapsayıcı bir demokrasi inşa edilmesi açısından kritik önemde olduğunu savunuyor.
Seçim ve yönetim süreçlerinde yeni düzenlemeler
Değişiklik yalnızca milletvekili sayısıyla sınırlı kalmıyor. Yeni anayasa maddeleriyle birlikte:
Ara seçimlere ilişkin hükümler netleştiriliyor
Adaylık usulleri yeniden düzenleniyor
Görev sürelerine dair belirsizlikler gideriliyor
Ayrıca düzenleme kapsamında, belediye başkanları ve meclis başkanları için geçerli olan iki dönemlik görev süresi sınırı da kaldırılıyor.
2026 seçimlerinde yeni tablo
Zambiya Parlamentosu, halihazırda 156 seçim bölgesinden seçilen milletvekilleri ile Cumhurbaşkanı tarafından atanan 8 milletvekili olmak üzere toplam 164 üyeden oluşuyor.
Anayasa değişikliğinin yürürlüğe girmesiyle birlikte, 13 Ağustos 2026'da yapılacak genel seçimlerde, parlamentoya doğrudan seçilecek milletvekili sayısı 211'e yükselecek. Bu da yasama organında önemli bir genişlemeye işaret ediyor.
Muhalefetten ve STK'lardan eleştiri
Öte yandan, seçimlere bir yıldan az süre kala yapılan bu anayasa değişikliği, muhalefet partileri ve bazı sivil toplum kuruluşları tarafından eleştiriliyor. Eleştirilerde, düzenlemenin seçim takvimine yakın bir dönemde hayata geçirilmesinin siyasi dengeleri etkileyebileceği savunuluyor.
Hükümet ise bu eleştirilere karşılık, değişikliğin siyasi değil, yapısal bir reform olduğunu ve artan nüfus karşısında parlamentonun daha kapsayıcı hale getirilmesinin zorunlu olduğunu belirtiyor.


