Cumhurbaşkanı Kararı ile yürürlüğe giren yeni uygulamalar kapsamında, özellikle hizmet ihracatı, yurt dışı kazançlar ve döviz kazandırıcı faaliyetler için önemli avantajlar sağlandı. Düzenlemelerin, Türkiye’nin küresel pazarlardaki rekabet gücünü artırmayı hedeflediği belirtildi.
Hizmet ihracatında kazanç indirimi yüzde 100’e çıkarıldı
Yeni düzenleme ile birlikte, yurt dışına verilen mimarlık, mühendislik, tasarım, yazılım, eğitim ve sağlık gibi hizmetlerden elde edilen kazançlara uygulanan yüzde 80’lik indirim, belirli bir şartla yüzde 100’e yükseltildi.
Bu şart ise elde edilen gelirin tamamının Türkiye’ye getirilmesi olarak belirlendi. Bu adımın, özellikle yüksek katma değerli hizmet sektörlerinde faaliyet gösteren firmaların ihracatını artırması bekleniyor.
Amaç: Türkiye’ye daha fazla döviz kazandırmak
Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yapılan değerlendirmelere göre düzenleme, yalnızca vergi avantajı değil aynı zamanda stratejik bir ekonomik hamle olarak görülüyor.
Düzenlemeyle birlikte:
Hizmet ihracatının artırılması
Türkiye’nin döviz girişinin güçlendirilmesi
Küresel pazarda daha büyük pay elde edilmesi
hedefleniyor.
Yurt dışı iştirak kazançlarında önemli değişiklik
Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında kurumlar vergisi mükelleflerini ilgilendiren yurt dışı iştirak kazançlarına yönelik düzenlemeler de genişletildi.
Yeni düzenlemeye göre:
Asgari iştirak oranı yüzde 50’den yüzde 20’ye indirildi
İstisna oranı yüzde 80’e yükseltildi
Bu değişiklikle birlikte, yurt dışı yatırımlardan elde edilen gelirlerin Türkiye’ye kazandırılmasının daha cazip hale gelmesi amaçlanıyor.
Gelir vergisi mükellefleri için de kolaylık
Mevcut uygulamada gelir vergisi mükellefleri için geçerli olan istisna şartlarında da düzenleme yapıldı. Daha önce yüzde 50 olan asgari iştirak oranı yüzde 20’ye düşürülürken, istisna oranı yüzde 50 olarak korunmaya devam edecek.
Bu adımın özellikle bireysel yatırımcılar ve küçük-orta ölçekli şirketler için daha esnek bir yapı oluşturacağı değerlendiriliyor.
Düzenleme 2026’da yürürlüğe girecek
Resmi Gazete’de yayımlanan kararın, 1 Ocak 2026 itibarıyla başlayan vergilendirme dönemlerinde uygulanacağı açıklandı. Bu nedenle şirketler ve yatırımcılar, yeni vergi avantajlarına yönelik hazırlıklarını şimdiden yapmaya başladı.
Ekonomide stratejik hedef: küresel rekabet gücü
Yeni teşvik paketinin temel amacının, Türkiye’nin özellikle hizmet ihracatı alanında daha güçlü bir küresel oyuncu haline gelmesi olduğu ifade ediliyor.
Uzmanlara göre düzenleme, yazılım, mühendislik ve sağlık gibi sektörlerde Türkiye merkezli şirketlerin uluslararası gelirlerini artırabilir.
