Şirketin aldığı karar, küresel enerji fiyatlarındaki yükselişin havacılık sektörüne etkisini bir kez daha gözler önüne serdi. Kararın arkasında ise özellikle Orta Doğu’da yaşanan gerilimlerin tetiklediği yakıt fiyatlarındaki sert artış bulunuyor.
Yakıt fiyatları iki katına çıktı
Şirketin CEO’su Scott Kirby tarafından çalışanlara gönderilen mesajda, son üç haftada jet yakıtı fiyatlarının iki kattan fazla arttığı belirtildi. Kirby, mevcut fiyat seviyelerinin korunması halinde şirketin sadece yakıt için yıllık yaklaşık 11 milyar dolarlık ek maliyetle karşı karşıya kalacağını vurguladı.
Bu durum, havayolu şirketlerinin kârlılık dengelerini ciddi şekilde zorlarken, sektör genelinde benzer kararların gelebileceği yorumlarına neden oldu.
Talep güçlü ama maliyet baskısı artıyor
Açıklamada, yolcu talebinin şu ana kadar tarihsel olarak en güçlü seviyelerde kalmaya devam ettiği ifade edildi. Ancak buna rağmen artan maliyetlerin bilet fiyatlarına yansıtılmasının uzun vadede sürdürülebilir olmayabileceği uyarısı yapıldı.
Uzmanlara göre bu durum, havayolu şirketlerini iki zor seçenek arasında bırakıyor:
Ya kapasiteyi düşürmek ya da fiyatları artırarak talep riskini göze almak.
Petrol beklentisi: 175 dolar senaryosu
Kirby’nin değerlendirmesine göre şirket, planlamalarını oldukça yüksek petrol fiyatı beklentisine göre yapıyor. Buna göre petrolün varil fiyatının 175 dolara kadar çıkabileceği ve 2027 sonuna kadar 100 doların altına düşmeyebileceği öngörülüyor.
Bu senaryo, sadece havacılık değil, küresel ekonomi açısından da önemli riskler barındırıyor.
Hangi uçuşlar etkilenecek?
Şirket, kapasite azaltımını daha çok düşük talebin olduğu saat ve günlerde uygulamayı planlıyor.
İkinci ve üçüncü çeyrekte:
Uçuş trafiğinin zayıf olduğu zaman dilimlerinde yaklaşık yüzde 3 kapasite düşüşü
Chicago operasyonlarında yüzde 1 kesinti
Tel Aviv ve Dubai seferlerinin durdurulmasıyla yüzde 1 ek azalma
Bu adımların toplamda yaklaşık yüzde 5’lik kapasite daralmasına denk geldiği belirtildi.
Sonbaharda normale dönüş planı
Şirket yönetimi, alınan önlemlerin kısa vadeli olduğunu vurguladı. Mevcut plana göre, piyasa koşullarının elvermesi halinde sonbahar döneminde tam uçuş programına geri dönülmesi hedefleniyor.
Ancak enerji fiyatlarındaki belirsizlik devam ederken, bu hedefin küresel gelişmelere bağlı olarak değişebileceği ifade ediliyor.

