Grossi, tesise yönelik olası bir hasarın yalnızca İran’ı değil, bölge genelini etkileyebilecek geniş çaplı bir radyasyon yayılımına neden olabileceği uyarısını yaptı.
Ajansın, X platformu üzerinden paylaşılan açıklamasında, son günlerde artan saldırıların nükleer güvenlik açısından ciddi riskler doğurduğu vurgulandı.
Buşehr Santrali için “büyük kaza” riski uyarısı
Grossi, özellikle aktif durumda olan ve yüksek miktarda nükleer materyal barındıran Buşehr Nükleer Enerji Santrali’nin hedef alınmasının son derece tehlikeli olduğuna dikkat çekti.
Santralin zarar görmesi halinde ortaya çıkabilecek bir kazanın, İran sınırlarını aşarak geniş bir coğrafyada çevresel ve insani etkiler yaratabileceği ifade edildi.
Saldırılar endişe yarattı
UAEA Başkanı, santral çevresinde son olarak 24 Mart akşamı meydana geldiği bildirilen saldırılardan “derin endişe” duyduğunu belirtti.
Basra Körfezi kıyısında yer alan tesis, 17 Mart’ta da hedef alınmış ancak o saldırıda can kaybı yaşanmamıştı. İranlı yetkililer, 24 Mart’taki saldırıda ise santral sahasına füze isabet ettiğini doğrularken, teknik hasar ya da can kaybı olmadığını açıkladı.
“Azami itidal” çağrısı
Grossi, nükleer tesislere yönelik saldırıların yaratabileceği risklere dikkat çekerek taraflara “azami itidal” çağrısında bulundu.
UAEA Başkanı ayrıca, nükleer güvenliğin sağlanması için ajans tarafından belirlenen “7 temel ilkenin” eksiksiz uygulanması gerektiğini vurguladı. Bu ilkeler, özellikle savaş ve çatışma ortamlarında nükleer tesislerin korunmasını hedefliyor.
Kremlin’den destekleyici uyarı
Konuya ilişkin bir açıklama da Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov’dan geldi.
Peskov, İran’daki nükleer tesislerin hedef alınmasının “son derece tehlikeli” olduğunu belirterek, bu tür saldırıların “telafisi mümkün olmayan sonuçlar doğurabileceği” uyarısında bulundu.
Bölgesel risk büyüyor
Uzmanlar, Basra Körfezi çevresinde yer alan Buşehr Nükleer Santrali’nde yaşanabilecek olası bir kazanın, deniz ekosistemi, komşu ülkeler ve hava akımları yoluyla çok daha geniş bir bölgeyi etkileyebileceğine dikkat çekiyor.
Nükleer güvenliğin çatışma ortamlarında korunması, uluslararası toplumun öncelikli gündem maddelerinden biri olmaya devam ediyor.
