Haziran ayında Avrupa kıtasını kavuran rekor sıcaklıklar, tarım arazilerinde telafisi zor hasarlara yol açtı. Aşırı sıcak hava dalgasının etkisiyle kıta genelinde yaklaşık 9 milyon ton tahıl kaybedildi. Avrupa Tahıl ve Yağlı Tohumlar Ticaret Birliği (Coceral) verilerine göre; buğday, arpa, mısır ve yulaf üretiminde yaşanan bu dramatik düşüş, bölgenin 2018 yılından bu yana gördüğü en düşük tahıl hasadı olarak kayıtlara geçti. Uzmanlar, milyarlarca euroyu bulan bu tarihi tarımsal zararın, önümüzdeki süreçte küresel gıda fiyatları üzerinde ağır bir enflasyonist baskı oluşturacağını belirtiyor.
Avrupa tarımında milyarlarca euroluk tarihi kayıp
Yaşanan aşırı sıcak hava dalgası yalnızca çiftçileri değil, aynı zamanda uluslararası gıda tedarik zincirini de derinden sarsıyor. Enerji ve İklim İstihbarat Birimi (ECIU) tarafından yapılan güncel analizlere göre, mevcut piyasa fiyatları üzerinden sadece tahıl üretimindeki kayıp yaklaşık 2 milyar euro seviyesine ulaştı. Üstelik bu devasa faturaya sebze, meyve üretimi ve hayvancılık sektöründe yaşanan ciddi zararlar henüz dahil edilmedi. İklim krizinin tarım üzerindeki bu yıkıcı etkisi, Avrupa'nın temel gıdada kendi kendine yetebilme kapasitesini doğrudan tehdit eden bir aşamaya gelmiş durumda.
En ağır darbeyi Fransa aldı
Kuraklık ve aşırı sıcaklıktan en çok etkilenen ülkelerin başında ise kıtanın en büyük tarım üreticilerinden biri olan Fransa geliyor. Haftalar boyunca termometrelerin 38 derecenin üzerinde seyrettiği Fransa'nın bazı bölgelerinde, ürünlerdeki rekolte kaybının yüzde 70 seviyelerine kadar ulaştığı rapor ediliyor. Sadece Fransa genelinde yaklaşık 3.4 milyon ton mısırın tarlada kaldığı ve bu durumun ülke ekonomisine faturasının 891 milyon euroyu bulabileceği öngörülüyor. Avrupa tarımının kalbi sayılan Fransa'yı, hasat kayıpları açısından Macaristan ve İspanya takip ediyor.
ECIU Arazi, Gıda ve Tarım Analisti Tom Lancaster, yaşanan krizle ilgili yaptığı değerlendirmede, konunun ciddiyetine dikkat çekerek "Bu durum çiftçilerin gelirini hızla azaltırken, eş zamanlı olarak Avrupa'nın gıda güvenliğini de temelden zayıflatacak" ifadelerini kullandı.
Küresel gıda krizini tetikleyebilir
Avrupa ülkelerinde ortaya çıkan bu devasa üretim açığı, kıtanın tahıl ithalatına olan mevcut bağımlılığını daha da derinleştirecek. Piyasaların Avrupa'dan doğan üretim boşluğunu doldurmak için alternatif tedarikçilere yönelmesi, halihazırda kırılgan bir zeminde ilerleyen küresel tahıl fiyatları üzerinde yeni ve şiddetli bir dalgalanma yaratma potansiyeli taşıyor. Aynı dönemde Amerika Birleşik Devletleri'nin güney ve batı kesimlerinde devam eden şiddetli kuraklık da küresel tarımsal arz cephesindeki endişeleri perçinliyor.
Dünya genelinde artan nüfus ve iklim değişikliği etkileri göz önüne alındığında, büyük üreticilerin eş zamanlı üretim kaybı yaşaması gıda enflasyonunu kalıcı hale getirme riski taşıyor. Yetkililer ve analistler, gıda krizine karşı uluslararası toplumun artan iklim dengesizliklerine karşı acil ve daha dirençli tarım politikaları geliştirmesi gerektiğinin önemle altını çiziyor.
