Resmî Gazete’de yayımlanan “Uluslararası Sağlık Hizmetlerinde İş Birliği Yönetmeliği”, bakanlığa bağlı sağlık tesisleri ile üniversite hastaneleri arasındaki iş birliği usul ve esaslarını yeniden düzenledi.
Geçici görevlendirmelerin önü açıldı
Yeni yönetmelik kapsamında, uluslararası sağlık turizmi yetki belgesine sahip Sağlık Bakanlığı tesisleri ile üniversite hastaneleri arasında planlı, süreli veya vaka bazlı görevlendirme yapılabilmesine imkân tanındı.
Bu çerçevede:
Tabip, diş tabibi ve uzman sağlık personeli,
Belirli bir ameliyat, girişim ya da tedavi süreci için
Geçici olarak farklı bir kurumda görevlendirilebilecek. Düzenleme, özellikle uluslararası hastalara sunulan ileri düzey sağlık hizmetlerinde uzmanlık paylaşımını kolaylaştırmayı hedefliyor.
Yetki ve sorumluluklar netleştirildi
Yönetmelikle birlikte, görevlendirilen sağlık personelinin idari, mesleki ve hukuki sorumlulukları açık biçimde tanımlandı. Böylece uygulamada yaşanabilecek yetki karmaşası ve sorumluluk belirsizliklerinin önüne geçilmesi amaçlandı. Bu düzenleme, hem sağlık çalışanlarının hem de hizmet alan hastaların hak ve güvenliğini güçlendiren bir adım olarak değerlendiriliyor.
Hasta güvenliği ve kalite vurgusu
Yeni düzenlemede hasta güvenliği ve hizmet kalitesi, temel ilkeler arasında yer aldı. Klinik süreçlerin:
Uluslararası hasta güvenliği standartlarına,
Kalite kriterlerine uygun biçimde yürütülmesi
yasal güvence altına alındı. Bu sayede Türkiye’ye tedavi için gelen yabancı hastalara sunulan hizmetlerin uluslararası standartlarda sürdürülebilirliği hedefleniyor.
Mali süreçlerde şeffaflık esas alındı
Yönetmelikte, kurum bütçelerinin ayrı olması ilkesi korunurken, taraflar arasındaki mali işlemlerin: Şeffaf, izlenebilir, denetlenebilir şekilde yürütülmesi öngörüldü. Böylece sağlık turizmi faaliyetlerinde mali yönetimin daha sağlıklı işlemesi amaçlanıyor.
Amaç: Rekabet gücünü kalıcı hale getirmek
Yeni düzenlemeyle; Kurumsal koordinasyonun artırılması, Nitelikli insan kaynağının daha etkin kullanılması, Türkiye’nin sağlık turizmindeki rekabet gücünün sürdürülebilir şekilde geliştirilmesi hedefleniyor. Yetkililer, bu adımın Türkiye’nin uluslararası sağlık turizmi pazarındaki payını artırmasına ve ülkenin bölgesel sağlık merkezi olma hedeflerine katkı sağlayacağını vurguluyor.

