Ticaret diplomasisi alanında yürütülen çalışmalar ve ihracatçılara sağlanan destekler, dış ticaret verilerinde etkisini gösterdi. Türkiye'nin geçen yıl ihracatı, bir önceki yıla göre yüzde 4,5 artarak 273,4 milyar dolara yükseldi.
Böylece Türkiye'nin yıllık ihracatı 2021'den bu yana aralıksız beşinci yılda da artış trendini sürdürmüş oldu.
AA muhabirinin Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerinden derlediği bilgilere göre, 2025'te 26 alt sektörden 18'inde ihracat artışı, 8'inde ise gerileme yaşandı.
Türkiye'nin en fazla ihracat yaptığı ülkeler arasında Almanya 19,8 milyar dolar, Birleşik Krallık 14,2 milyar dolar ve ABD 13,2 milyar dolar ile ilk üç sırada yer aldı.
BAE'ye yapılan ihracat ise bir önceki yıla göre 1 milyar 313 milyon dolar artarak 6 milyar 826 milyon dolara ulaştı.
DEİK Başkanı Akarca: Bu artış yapısal bir dönüşümün sonucu
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu Türkiye Birleşik Arap Emirlikleri İş Konseyi Başkanı Mehmet Ali Akarca, Türkiye ile BAE arasındaki ihracat artışının geçici değil, çok boyutlu ve yapısal bir dönüşümün sonucu olduğunu söyledi.
Akarca, iki ülke arasında tesis edilen istikrarlı diplomatik zemin ve kurumsallaşan ekonomik diyaloğun bu tabloyu mümkün kıldığını vurguladı.
Kapsamlı Ekonomik Ortaklık Anlaşması ihracatı destekledi
DEİK olarak kamu, özel sektör ve yatırım çevreleri arasında etkin bir köprü kurmayı hedeflediklerini belirten Akarca, Kapsamlı Ekonomik Ortaklık Anlaşması'nın firmaların pazara erişimini kolaylaştırdığını ifade etti.
BAE'nin küresel ölçekte bir ticaret ve lojistik merkezi olmasının, Türkiye'nin ihracatını üçüncü ülkelere taşıyabilmesine de imkan sağladığını belirten Akarca, BAE kaynaklı yatırımların artmasının ticaretin sürdürülebilirliği açısından güven unsuru oluşturduğunu dile getirdi.
Türkiye'nin BAE'ye ihracatında mücevher, makine ve ekipman, inşaat malzemeleri, gıda, otomotiv, kimya ve savunma sanayinin uzun süredir ana omurgayı oluşturduğunu belirten Akarca, bu sektörlerin güçlü konumunu koruduğunu söyledi.
Özellikle dijital teknolojiler, yazılım, yapay zeka, siber güvenlik ve finansal teknolojiler alanlarında 2025 yılında belirgin bir ivme yakalandığını kaydetti.
Yeşil dönüşüm ve teknoloji yeni fırsatlar sunuyor
Akarca, BAE pazarının yüksek katma değerli ve stratejik ürünlere açık bir yapıya sahip olduğunu belirterek, yenilenebilir enerji, enerji verimliliği, karbon yönetimi ve sürdürülebilir yakıtlar gibi alanların Türkiye için önemli fırsatlar sunduğunu ifade etti.
Ayrıca akıllı şehir çözümleri, sağlık teknolojileri ve endüstriyel dijitalleşmenin Türkiye'nin üretim gücünü öne çıkarabileceği alanlar arasında yer aldığını vurguladı.
Orta vadede hedef 40 milyar dolar
Türkiye ile BAE arasındaki ticaret hacmine ilişkin beklentilerini de paylaşan Akarca, mevcut eğilimler doğrultusunda ticaret hacminin istikrarlı bir artış trendinde ilerlemesini beklediklerini söyledi.
Orta vadede ticaret hacminin 25 milyar doların üzerine, beş yıllık perspektifte ise 40 milyar dolara ulaşmasının hedeflendiğini belirten Akarca, özellikle teknoloji ve hizmet ihracatının payının artmasının dengeli bir ticaret yapısı oluşturacağını kaydetti.

