Piyasa verileri yükleniyor...
Tahran geri adım atmıyor: Nükleer program krizi derinleşiyor

İran, uluslararası baskılara rağmen nükleer programı konusunda geri adım atmayacağını net bir şekilde açıkladı.

HABERIN DEVAMI

Tahran yönetimi, kendisine sunulan şart paketini reddederek müzakerelerde yeni bir krizin fitilini ateşledi.

İranlı yetkililer, ülkenin nükleer faaliyetlerinin tamamen barışçıl olduğunu savunurken, dış müdahalelerle programın sınırlandırılmasına karşı olduklarını vurguladı.

Tahran’a göre, özellikle uranyum zenginleştirme hakkı müzakere konusu olamaz ve bu alandaki faaliyetler ulusal egemenliğin bir parçası olarak görülüyor.

Müzakerelerde tıkanma büyüyor

İran ile Batılı ülkeler arasında uzun süredir devam eden nükleer görüşmeler, son açıklamalarla birlikte yeniden çıkmaza girdi.

Diplomatik kaynaklara göre taraflar arasında güven sorunu derinleşirken, özellikle yaptırımların kaldırılması ve denetim mekanizmaları konusunda ortak bir zemin oluşturulamıyor.

“Uzmanlar” değerlendirdi: Gerilim tekrar alevlenebilir

Uzmanlar tarafından yapılan değerlendirmede, taraflar arasındaki mevcut pozisyonların kısa vadede bir uzlaşmayı zorlaştırdığı ve diplomatik gerilimin artabileceği ifade edilmektedir.

Analistlere göre İran’ın geri adım atmayan tutumu, Batı’nın baskı politikasını daha da sertleştirmesine yol açabilir.

Bölgesel risk endişesi artıyor

Nükleer program etrafındaki tartışmalar sadece diplomatik alanla sınırlı kalmıyor. Orta Doğu’da zaten yüksek olan jeopolitik risk, bu gelişmelerle birlikte daha da yükselmiş durumda.

Uranyum zenginleştirme konusu 20 yılı aşkın bir süredir Batı'nın İran ile ilişkilerinin merkezinde yer alıyor. ABD ve müttefikleri, Tahran'ı nükleer silah peşinde koşmakla suçlarken İran her zaman programının sadece sivil amaçlı olduğunda ısrar etti.

ABD Başkanı Donald Trump savaştan sonra İran'ın "uranyum zenginleştirmeyeceği" konusunda ısrar etti. Şu anki savaştan önce İran'ın nükleer silah yapmak için acele ettiğini iddia etmişti ki bu iddiası BM'nin nükleer gözlemcisi tarafından desteklenmedi.

Uzmanlar, sürecin kontrolsüz ilerlemesi halinde bölgede yeni bir gerilim dalgasının tetiklenebileceğine dikkat çekiyor.

Bugünkü çatışmaların fitilini ateşleyen 28 Şubat'taki ABD-İsrail ortak saldırısı, Washington ve Tahran'ın İran'ın nükleer programını da içeren müzakereler yürüttüğü sırada gerçekleşti.

Geçtiğimiz haziran ayındaki 12 günlük çatışma sırasında İsrail ve ABD İran'ın nükleer programını hedef alarak uranyum zenginleştirme kabiliyetini yok ettiklerini iddia etmişlerdi.

Bununla birlikte, bombardımanın ardından birkaç yüz kg yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumun nerede olduğu bilinmiyor.

Bombalanan bir yerin enkazı altında gömülü olduğu düşünülürken, Trump bir sosyal medya paylaşımında, İran ve ABD'nin "derine gömülü" nükleer malzemenin tamamını kazmak ve çıkarmak için birlikte çalışabileceğini öne sürdü.

Diplomasi kapısı tamamen kapanmadı

Her şeye rağmen taraflar, resmi açıklamalarda diyaloğun tamamen sona ermediği mesajını veriyor. Ancak mevcut tablo, kısa vadede somut bir ilerleme ihtimalinin zayıf olduğunu gösteriyor.

Bu habere tepkiniz ne?

Yorumlar

Yorum yapabilmek için giriş yapın.
Yorumlar yükleniyor...