Peş Peşe Gelen Acı Kayıplar Aileyi Yasa Boğdu
Bir süredir sağlık sorunlarıyla mücadele eden ve Kadir İnanır’ın ablası olan Altun Arıca, 23 Haziran’da 95 yaşında hayatını kaybetti. Memleketi Fatsa’da son yolculuğuna uğurlanan Altun Arıca’nın ardından aile, bu kez de 26 Haziran akşamı hastanede yaşamını yitiren Kadir İnanır’ın vefatıyla sarsıldı. Anne acısının ardından dayısını da kaybeden Soner Arıca, kısa süre içinde yaşadığı iki büyük kayıpla derin bir yas sürecine girdi.
Soner Arıca’dan Duygusal Paylaşım
Ünlü şarkıcı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda yaşadığı üzüntüyü şu sözlerle dile getirdi:
"Çok üzgünüm. Bir gün buraya fotoğrafını bu sebepten ekleyeceğim hiç aklıma gelmezdi."
Kadir İnanır’a Veda: “Tarifi Zor Bir Duygu Durumu”
Soner Arıca, paylaşımında dayısı Kadir İnanır’ın fotoğrafına da yer vererek duygularını şu ifadelerle sürdürdü:
"Tarifi zor bazı duygu durumların; bir film sahnesi olduğuna inanacağım bu zamansız vedanın, yoksa bu gerçekliğin neresini anlaşılabilir bulur ki insan. Acı rüzgarıyla çevrelenmiş bir şekilde çok üzgünüm… Onu sadece dayım diye tanımlamak az gelir."
Arıca, bu sözleriyle yaşadığı kaybın yalnızca ailevi bir acı olmadığını, aynı zamanda kişisel ve derin bir duygusal sarsıntı yarattığını ifade etti.
“Türk Sinemasının Eşsiz Starlarından Biriydi”
Paylaşımının devamında Kadir İnanır’ın Türk sineması için taşıdığı öneme de değinen Arıca, usta oyuncuyu şu sözlerle anlattı:
"Çünkü benim için aynı zamanda usta aktör-büyük sanatçı- Türk sinemasının eşsiz starlarından biriydi, zaten yalnız aile içinde değil neredeyse tüm ülkenin dayısı, kardeşi ağabeyiydi. Birkaç jenerasyonun erkeklerinin büyük bir bölümü onun gibi baktı, güldü, yürüdü, onun replikleriyle konuştular; idoldü-ikondu, en yakışıklılardandı…"
Arıca ayrıca, dayısının sanatçı kimliğine duyduğu hayranlığı vurgulayarak, onunla aynı aile bağını paylaşmanın kendisi için “ayrıcalık” olduğunu ifade etti.
“Anılarımız Film Gibi Aklımda Kalacak”
Soner Arıca, paylaşımını şu sözlerle tamamladı:
"Sanatçılığına hayranlık duyduğun birisinin yakının olması ayrıcalığını deneyimledim varlığıyla; perdede alkışladığım yıldıza dokunabilmenin o şahane ayrıcalığı… Anılarımız da film gibi akacak gözlerimin önünden, her zaman yaşamaya devam edecek benim için…"
