Türkiye’de tütünle mücadele kapsamında uygulanan kapalı alan yasakları, yüksek vergi oranları ve caydırıcı denetimlere rağmen sigara tüketimi durdurulamıyor. Dünya genelinde tütün kullanım oranları düzenli bir düşüş grafiği çizerken Türkiye’de 2025 yılı sonu itibarıyla bandrollü sigara tüketimi 160,2 milyar adet ile tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı.
TÜTÜN RAPORU KARAMSAR TABLOYU ORTAYA KOYDU
Tarım ve Orman Bakanlığı ile Yeşilay tarafından hazırlanan ve Şubat 2026 tarihinde kamuoyuyla paylaşılan '2025 Türkiye Tütün Raporu', ülkedeki tüketim alışkanlıklarındaki keskin artışı gözler önüne serdi. Verilere göre, 2024 yılında 150,4 milyar adet olan bandrollü sigara satışı, sadece bir yıl içinde %6,4 oranında artış göstererek 160,2 milyar adede fırladı. Bu rakam, Türkiye'nin tütünle mücadele tarihindeki en yüksek veri olarak kayıtlara geçti.
23 YILLIK MÜCADELEDE İBRE TERSİNE DÖNDÜ
Türkiye’nin tütünle sistematik mücadelesi 2003 yılında atılan adımlarla başlamıştı. Özellikle 2008 yılında yürürlüğe giren ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran kapalı alan yasakları, Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından desteklenen MPOWER stratejisiyle birleşince tüketimde ciddi bir gerileme sağlanmıştı.
Ancak 2013 yılından itibaren bu olumlu hava dağılmaya başladı. 2010 yılında kişi başına yıllık ortalama 1266 adet olan sigara tüketimi, 2023 yılı sonunda 1609 adede çıktı. 2024 ve 2025 yılları ise bu yükselişin zirve yaptığı "rekor yılları" oldu.
DÜNYA BIRAKIYOR TÜRKİYE İÇİYOR
Küresel veriler incelendiğinde Türkiye'nin dünyadan negatif yönde ayrıştığı görülüyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün güncel verileri, 2000 yılından bu yana dünya genelinde tütün kullanımının %27 oranında azaldığını kanıtlıyor. Küresel kullanıcı sayısı 1,2 milyar seviyesine gerilerken, pek çok gelişmiş ülkede sigara bırakma oranları rekor kırıyor. Türkiye ise bu küresel düşüş trendinin aksine, artış eğilimini sürdüren nadir ülkelerden biri konumunda.
YÜKSEK VERGİ ORANLARI TÜKETİMİ NEDEN ETKİLEMİYOR?
Sigara fiyatları üzerindeki Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) yükünün %70-80 bandına ulaşmasına rağmen, maliyet artışlarının tüketim üzerindeki baskısı zayıf kaldı. Ekonomi uzmanları ve sağlık profesyonellerine göre, fiyat artışlarının genel enflasyon ve gelir artış hızının gerisinde kalması, ürünün hala 'erişilebilir' olmasına neden oluyor.
Öte yandan, yasal sigara fiyatlarındaki artışın bir başka yan etkisi ise tüketicilerin daha ucuz alternatiflere yönelmesi oldu. Özellikle sarma tütün ve kayıt dışı ürün pazarı, resmi verilerin çok daha ötesinde bir tüketim hacmine işaret ediyor.
'REAKTİF DİRENÇ' TEHLİKESİ
Psikologlar ve halk sağlığı uzmanları, sadece yasak ve cezaya dayalı politikaların bazı bireylerde 'reaktif direnç' oluşturabileceğine dikkat çekiyor. Bireylerin özgürlük alanlarının daraldığını hissettikleri noktada yasaklanan eyleme daha fazla yönelme eğilimi göstermesi, tütünle mücadelede yeni bir strateji ihtiyacını doğuruyor.
2026 yılı öngörülerine göre tüketimin bu yüksek seviyelerde yatay bir seyir izlemesi bekleniyor. Ancak uzmanlar; farkındalık kampanyaları, psikolojik destek programları ve denetimlerin eş zamanlı yürütülmemesi halinde halk sağlığının ciddi bir tehdit altında kalacağı konusunda hemfikir.

