Venezuela'yı sarsan 7.2 ve 7.5 büyüklüğündeki iki büyük deprem, ülkede on yılı aşkın süredir devam eden ekonomik sorunlarla birleşerek ağır bir insani krize dönüştü. Afette hayatını kaybedenlerin sayısı resmi verilere göre 1700'ü aşarken göçük altında kalan on binlerce kişiyi arama kurtarma çalışmaları büyük zorluklarla ilerliyor. Uzmanlar, yapı stokunun yetersizliği ve altyapı sorunları nedeniyle tablonun daha da ağırlaşmasından endişe ediyor.
Sağlık Sistemi Afet Karşısında Yetersiz Kaldı
Başkent Karakas başta olmak üzere depremin vurduğu bölgelerde hastaneler kapasitelerinin çok üzerinde bir yoğunlukla mücadele ediyor. Uluslararası basına yansıyan bilgilere göre, köklü kurumlarda dahi yoğun bakım üniteleri tam kapasiteyle çalışamıyor. Hastane yetkilileri; personel, temel tıbbi malzeme ve solunum cihazı eksikliği nedeniyle acil vakalara müdahale etmekte güçlük çekildiğini belirtiyor. Bölgede faaliyet gösteren gönüllü sağlık kuruluşları, Karakas'ta en az sekiz hastanenin ağır hasar alarak hizmet dışı kaldığını, faal olan merkezlerin ise en temel hijyen ürünlerinden yoksun olduğunu vurguluyor.
Arama Kurtarma Çalışmaları
Depremin üzerinden beş gün geçmesiyle birlikte, enkaz altından canlı çıkarma ihtimalinin en yüksek olduğu kabul edilen ilk 72 saatlik kritik zaman dilimi geride kaldı. Buna rağmen birçok bölgede ailelerin umutlu ve acılı bekleyişi sürüyor. San Bernardino bölgesi gibi ağır hasar alan mahallelerde, çöken binaların enkazında kalanları kurtarmak için uluslararası ekiplerin de desteğiyle çalışmalar aralıksız devam ediyor. Son olarak La Guaira eyaletinde arama kurtarma ekiplerinin 12 yaşındaki bir çocuğu enkazdan sağ çıkarması, bölgedeki vatandaşlar için önemli bir moral kaynağı oldu.
Ülkede uzun süredir devam eden siyasi ve ekonomik istikrarsızlık, depremin yıkıcı etkilerini daha da derinleştirdi. Sağlık ve eğitim sektöründeki nitelikli personelin geçmiş yıllarda ülkeyi büyük oranda terk etmiş olması, afet anında acil müdahale kapasitesini ciddi şekilde zayıflattı. Ayrıca, uluslararası alanda yaşanan diplomatik krizler ve bazı ikili tıbbi misyon anlaşmalarının iptal edilmesi, özellikle dar gelirli bölgeleri acil sağlık hizmetlerinden mahrum bıraktı. Eğitim altyapısı da depremden ağır yara alırken, sadece başkentte 400'den fazla okulun hasar gördüğü, sağlam kalan binaların ise evsiz kalan vatandaşlar için geçici barınma merkezlerine dönüştürüldüğü bildirildi.
Hasar Tespiti ve Barınma Sorunu
Bölgede devam eden artçı sarsıntılar, vatandaşların evlerine dönmesini engelliyor. Son olarak meydana gelen 4.9 büyüklüğündeki sarsıntı, halkta büyük bir paniğe neden oldu. Binalarında gözle görülür hasar olmamasına rağmen pek çok kişi, yapı güvenliğinden endişe ettiği için geceyi sokaklarda veya geçici barınaklarda geçiriyor. Yerel yönetimler, yapıların durumunu belirlemek amacıyla 'trafik ışığı' sistemini devreye soktu. Bu kapsamda binalar; güvenli (yeşil), orta hasarlı (sarı) ve girilemez (kırmızı) olarak sınıflandırılıyor. Vatandaşların barınma, gıda ve sağlık ihtiyaçlarının karşılanması için uluslararası yardımların bölgeye ulaştırılmasına yönelik çalışmalar yetkililer tarafından koordine edilmeye çalışılıyor.
