Drobinin, iki ülke arasındaki ilişkilerin henüz normalleşme seviyesine ulaşmadığını, mevcut sürecin yalnızca sınırlı bir diyalog yeniden başlatılması olarak değerlendirilebileceğini ifade etti.
“Normalleşmeden hâlâ uzağız”
Sırp basınından Politika gazetesine konuşan Drobinin, mevcut tabloyu “normalleşme” olarak nitelendirmenin doğru olmayacağını belirtti.
“Buna daha çok var” diyen Rus diplomat, iki ülke arasında yalnızca kısmi bir temasın yeniden kurulduğunu ve bunun da Joe Biden yönetiminin son dönemine kıyasla sınırlı bir ilerleme anlamına geldiğini dile getirdi.
“ABD bakış açısını değiştirmeli”
Drobinin’e göre ilişkilerde gerçek bir ilerleme sağlanabilmesi için temel şart, ABD’nin Rusya’ya yönelik stratejik yaklaşımını değiştirmesi.
Washington’un Moskova’yı hâlâ “askeri rakip ve varoluşsal bir tehdit” olarak gördüğünü vurgulayan Drobinin, bu yaklaşımın devam etmesi halinde kalıcı bir normalleşmenin mümkün olmayacağını ifade etti.
Ayrıca ABD’nin ulusal güvenlik stratejisinde Rusya’nın “daimi tehdit” olarak tanımlandığını hatırlatan Drobinin, yaptırımların kaldırılması konusunda da Washington’un isteksiz davrandığını söyledi.
“Mutlak güvenlik arayışı riskli”
Rus diplomat, ABD’nin “mutlak güvenlik” anlayışını eleştirerek bunun nükleer çağda ciddi bir istikrarsızlık unsuru olduğunu belirtti. Bu yaklaşımın küresel dengeler açısından riskler barındırdığına dikkat çekildi.
Anchorage mutabakatı hatırlatıldı
Drobinin, Ağustos 2025’te Alaska’nın Anchorage kentinde düzenlenen zirvede varılan anlaşmalara da değindi.
Anchorage’ta gerçekleştirilen görüşmelerde Ukrayna krizine yönelik bazı mutabakatlara varıldığını hatırlatan Drobinin, Rusya’nın bu anlaşmalara bağlı kaldığını ifade etti.
Devam eden temaslarda ABD tarafının da kendi yükümlülüklerine bağlı kalacağı yönünde güvence verdiğini söyledi.
Ukrayna gündemi geri planda mı?
Açıklamalarda dikkat çeken bir diğer başlık ise Washington’un dış politika öncelikleri oldu. Drobinin, Donald Trump yönetiminin dikkatini Ortadoğu’ya çevirmesi nedeniyle Ukrayna meselesinin geçici olarak ikinci plana düştüğünü öne sürdü.
Aynı müzakere ekibinin hem Ukrayna hem de Ortadoğu dosyalarında görev almasının, Washington’un önceliklerinde bir kaymaya işaret ettiği değerlendiriliyor.
Küresel dengeler açısından kritik süreç
Uzman değerlendirmelerinde, ABD-Rusya ilişkilerindeki mevcut tablonun küresel güvenlik dengeleri açısından belirleyici olmaya devam ettiği ifade edilmektedir. Özellikle Ukrayna savaşı, yaptırımlar ve nükleer denge gibi başlıkların iki ülke arasındaki ilişkilerin seyrini doğrudan etkilediği vurgulanmaktadır.

