Rosneft CEO’su İgor Seçin, Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gerilimin küresel enerji piyasasında ABD merkezli şirketlere haksız rekabet avantajı sağladığını savundu. Enerji arzındaki risklerin küresel ekonomiyi tehdit ettiğini belirten Seçin, boğazdaki gerilimin uzun sürmesinin petrol talebini zayıflatabileceği uyarısında bulundu.
Küresel Enerji Piyasalarında "ABD Avantajı" İddiası
Rusya’nın en büyük petrol şirketi Rosneft’in Üst Yöneticisi (CEO) İgor Seçin, St. Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu kapsamında enerji piyasalarındaki güncel riskleri değerlendirdi. Seçin, Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan jeopolitik gerilimin sadece bölgesel değil, küresel çapta bir enerji dengesizliğine yol açtığını öne sürdü.
Hürmüz Boğazı’nın stratejik önemine dikkat çeken Seçin, boğazda yaşanan tıkanıklıkların veya kısıtlamaların, enerji piyasalarındaki dengeleri doğrudan ABD lehine çevirme girişimi olduğunu iddia etti. Seçin, "Boğazı bloke etmeye yönelik önlemler ilk etapta İran'ı hedef almış gibi görünse de, etkileri tüm dünyaya yayıldı. Stratejik riskler ne yazık ki hafife alındı" değerlendirmesinde bulundu.
Yüksek Maliyetli Arz ve Piyasa Rekabeti
Seçin, yaşanan süreçten en kazançlı çıkan kesimin Amerikan enerji şirketleri olduğunu belirtti. Bu şirketlerin, rekabet dışı avantajlar elde ettiğini ifade eden Rosneft CEO’su, özellikle yüksek maliyetli arzın güvence altına alınması konusunda ABD’li aktörlerin ayrıcalıklı bir konuma geldiğini vurguladı.
Hürmüz Boğazı’ndaki tansiyonun uzun süre korunmasının petrol piyasası açısından ciddi riskler taşıdığını belirten Seçin, gerilimin kalıcı hale gelmesinin petrole yönelik uzun vadeli talebi zayıflatabileceği uyarısında bulundu. Seçin, krize karşı en hazırlıklı ülke olarak Çin'i işaret ederek, Pekin'in "iyi düşünülmüş devlet politikası" sayesinde bu durumu yönetebildiğini ifade etti.
"Dünyada Sorunlar Kartopu Gibi Büyüyor"
Küresel finans piyasalarında elektrik, gıda ve temel metal kıtlıkları nedeniyle sorunların bir "kartopu etkisiyle" büyüdüğüne işaret eden İgor Seçin, "Pandora'nın kutusu" benzetmesini yaparak şu ifadeleri kullandı: "Kutunun dibinde kaçınılmaz olarak küresel elektrik açığı, gıda, bakır ve diğer metal kıtlıkları ile su yetersizliği bulacağız."
OPEC+ grubuna yönelik eleştirilerde de bulunan Seçin, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar ve bazı ülkelerin ittifaktan ayrılmasının, grubun piyasa üzerindeki potansiyelini ve etkinliğini azalttığını savundu.
Rus Ekonomisinde "Ruble Kuru" Baskısı
Rus petrol sektörünün sadece dış kısıtlamalardan değil, ülke içindeki makroekonomik koşullardan da olumsuz etkilendiğini belirten Seçin, özellikle ruble kurunun oluşum mekanizmasını eleştirdi. Seçin, "Ruble kurunun oluşumundaki açıklanamayan mekanizma, ihracatçıların ve Rus bütçesinin gelirlerini azaltıyor" dedi.
Rusya Bilimler Akademisi'nin verilerine atıfta bulunan Seçin, ulusal para birimindeki güçlenmenin federal bütçeye geçen yıl 2 trilyon rubleden fazla kayıp yaşattığını hatırlattı. Ayrıca yüksek faiz oranlarının borçlanma maliyetlerini artırdığını ve doğal tekellerin tarife artışlarının enflasyonun üzerinde seyretmesinin sektör üzerindeki baskıyı derinleştirdiğini kaydetti.

