Haberde, ABD Savunma Bakanlığının İran’a yönelik mevcut operasyonların kapsamını genişletmeyi değerlendirdiği belirtildi. İddiaya göre, kara harekâtı seçeneği masada ve bu planın hayata geçirilmesi halinde çatışmalar yeni bir boyuta taşınabilir.
Binlerce asker bölgeye sevk ediliyor
Kaynaklara göre, ABD ordusu kapsamında binlerce asker ve deniz piyadesi Orta Doğu’ya gönderiliyor. Bu askeri sevkiyatın, olası bir kara operasyonu için hazırlık niteliği taşıdığı ifade ediliyor.
Planın uygulanabilmesi için son kararın ise Donald Trump tarafından verileceği belirtiliyor.
“Daha riskli bir aşamaya geçilebilir” uyarısı
Yetkililer, bu planın devreye girmesi halinde ABD’nin İran’a yönelik saldırılarında ilk dört haftaya kıyasla çok daha riskli bir aşamaya geçileceğini vurguluyor.
Uzmanlara göre, kara harekâtı ihtimali, bölgedeki askeri gerilimi ciddi ölçüde artırabilir.
ABD askerlerini bekleyen tehditler
Haberde, olası operasyon kapsamında ABD askerlerinin karşılaşabileceği riskler de sıralandı. Buna göre sahada;
İran’a ait insansız hava araçları (İHA)
Balistik ve seyir füzeleri
Kara saldırıları
El yapımı patlayıcılar (EYP)
gibi tehditlerin öne çıktığı ifade edildi. Bu durumun, operasyonun maliyetini ve risk seviyesini önemli ölçüde artırabileceği değerlendiriliyor.
Nokta operasyonlar öne çıkıyor
Yetkililer, planlanan harekâtın tam kapsamlı bir işgal olmayacağını belirtiyor. Buna göre operasyonların;
Özel harekât birlikleri
Konvansiyonel piyade unsurları
tarafından eş güdümlü şekilde gerçekleştirilecek nokta operasyonlardan oluşacağı ifade ediliyor.
Stratejik hedefler gündemde
Plan kapsamında bazı kritik noktaların da hedef alınabileceği öne sürüldü. Bunlar arasında;
Hark Adası’nın kontrol altına alınması
Hürmüz Boğazı çevresinde gemilere tehdit oluşturan unsurların etkisiz hale getirilmesi
gibi stratejik hedeflerin bulunduğu belirtildi.
Bölgesel dengeler açısından kritik gelişme
İran ile ABD arasındaki gerilim sürerken, böyle bir kara harekâtı ihtimali Orta Doğu’daki dengeleri köklü şekilde etkileyebilecek bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Uzmanlar, olası bir operasyonun yalnızca iki ülke arasında değil, bölgesel ve küresel ölçekte sonuçlar doğurabileceği görüşünde.
