Ovidio Salazar İstanbul'da Sinemaseverleri Büyüledi
Ödüllü yönetmen ve yapımcı Ovidio Abdullatif Salazar, İstanbul'da gerçekleştirdiği söyleşide katılımcılara sinema dünyasına uzanan ilginç yolculuğunu anlattı. Üsküdar'daki Sufi Corner'da düzenlenen etkinlik, sinemaseverler tarafından büyük ilgi gördü.
Sinemaya ve Tasavvufa Uzanan Yolculuk
Salazar, genç yaşlarda başladığı tasavvuf macerasını ve sinema alanındaki başarılarını "Malibu'dan Mekke'ye: Ovidio Salazar'ın Yolculuğu" adlı söyleşide izleyicilerle paylaştı. Henüz 16 yaşındayken tasavvufa ilgi duymaya başladığını söyleyen Salazar, bu süreçte İstanbul ve Konya'da karşılaştığı deneyimlerden de bahsetti.
Hollywood Çevresinde Geçen Çocukluk
Söyleşide, Hollywood'da büyümenin, Salazar'ın sanatsal vizyonunu nasıl şekillendirdiğine de değinildi. Salazar, özellikle 27 yaşında hayatını kaybeden Jimmy Hendrix gibi ikonların etkisiyle, yaşamın anlamını keşfetme yolunda erken yaşlarda gitar çalmaya başladığını anlattı. "O dönemin yıldızları gibi hızlı bir şekilde kaybolmamak için cevap arayışına girdim" dedi.
İlham Kaynağı Eserler ve İlk Buluşmalar
Santa Monica'da George Gurdjieff, Feridüddin Attar ve Mevlana'nın eserleri ile tanışarak manevi derinlik arayışına devam eden Salazar, tiyatro ve dinler tarihi eğitimi aldıktan sonra Fransa'ya geçerek Inayat Khan'ın oğlu Pir Vilayet Han ile tanıştığını dile getirdi. Bu tanışmanın ardından Fransa Alplerinde gerçekleştirilen sufi meditasyon seanslarına katıldığını ifade etti.
Sinema ve Belgesel Çalışmaları
Salazar, Londra'da BBC'nin desteğiyle "İslam'ın Yüzleri" ve "Hac-Hayatın Yolunda" gibi önemli belgesellere imza attı. Özellikle Batı'nın İslam'ı algılamasında bir köprü oluşturmayı hedeflediğini belirten Salazar, "Kudüs'te belgesel çekerken, Arap halkına yönelik muamele karşısında şok oldum ve bu durum apolitik duruşumun değişmesine yol açtı" dedi.
Kariyerinin önemli noktalarından biri de "El-Gazali: Mutluluğun Simyacısı" adlı çalışması oldu. Salazar, bu filmde Osmanlı dönemi tasavvuf literatüründen yararlandığını aktararak; "Sırat-ı Nebi" gibi eserlerden esinlendiğini belirtti.
Sinemaya dair düşüncelerini paylaşan Salazar, "Sinema sektörü bizden çatışma istiyor, ancak bu bir yolculuk. Kusurlarla başlıyoruz, ama ilerledikçe olgunlaşıyoruz." sözleriyle genç sinemacılara ilham verdi.


