Oscar ödüllü oyuncu Riz Ahmed, İngiliz istihbarat servisleri ile yaşadığı gerilimli anları kamuoyuyla paylaştı. Katıldığı bir sohbet programında, kariyerinin başlangıç dönemlerinde ve sonrasında istihbarat birimleri tarafından kendisine üç farklı defa "muhbir olma" teklifiyle yaklaşıldığını belirtti. Ahmed, bu deneyimlerin hem rahatsız edici hem de oldukça sıra dışı olduğunu ifade etti.
İlk Sorgulama Havaalanında Gerçekleşti
Pakistan kökenli İngiliz oyuncu, ilk olayın profesyonel kariyerinin henüz başında, ilk filminin çekimlerinin ardından yaşandığını aktardı. Havaalanında yaşadığı bu deneyimi detaylandıran Ahmed, güvenlik görevlileri tarafından bir yan odaya alındığını ve burada fiziksel baskıya maruz kaldığını belirtti.
Yaşananları "kolumu ters çevirip kırmakla tehdit ettiler" ifadeleriyle anlatan oyuncu, kişisel telefonuna el konulduğunu ve sorgulama sırasında kendisine yöneltilen sorunun oldukça çarpıcı olduğunu ifade etti. Ahmed, yetkililerin kendisine, "Müslümanların mücadelesini ilerletmek için mi oyuncu oldun?" şeklinde bir soru yönelttiklerini aktardı.
Farklı Kanallardan Gelen Muhbirlik Teklifleri
Ahmed, maruz kaldığı baskıların sadece havaalanı kontrolleriyle sınırlı kalmadığını dile getirdi. Ünlü oyuncu, ikinci sorgulama girişiminin bir aile dostu aracılığıyla gerçekleştirildiğini, üçüncü ve son girişimin ise dikkat çekici bir şekilde üst düzey bir kurum yetkilisi üzerinden geldiğini belirtti.
Söz konusu üçüncü vakada, BBC ile yakın ilişkileri olan ve kurumdan yeni ayrılmış üst düzey bir yetkilinin sürece dahil olduğunu açıklayan Ahmed, yetkilinin kimliğini gizli tutmayı tercih etti. Ahmed, bu tür iddiaların doğruluğuna ilişkin gelen soruları ise esprili bir dille geçiştirdi. Gazeteci Mehdi Hasan’ın, "Teklifleri kabul edip etmediğinden nasıl emin olunabilir?" sorusuna karşılık, "Gerçekten bir federal ajan olsaydım, bu harika bir biyografi olurdu" şeklinde yanıt vererek durumun absürtlüğüne dikkat çekti.
Sanat Dünyasında Ayrımcılık Tartışmaları
Riz Ahmed'in açıklamaları, sinema ve sanat dünyasında özellikle azınlık kökenli oyuncuların maruz kaldığı sistematik ayrımcılık ve güvenlik profillemesi tartışmalarını da yeniden alevlendirdi. Ahmed, daha önceki açıklamalarında da İngiliz sinemasında Müslüman karakterlerin temsil biçimlerine ilişkin eleştirilerini dile getirmişti. Yaşanan bu olayların, oyuncunun sanat dünyasındaki duruşu ve seçtiği roller üzerinde nasıl bir etkisi olduğu ise hayranları tarafından merakla takip ediliyor.

