ABD ve İsrail’in İran’a yönelik operasyonları ve Tahran’ın misillemeleri, dünya petrol sevkiyatının kritik geçiş noktalarından Hürmüz Boğazı’nda kesintilere yol açtı.
Bölgede tanker trafiğinin durma noktasına gelmesi, Suudi Arabistan, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri ve Irak gibi üreticilerin sevkiyatlarının aksamasına neden oldu. Bazı rafineriler üretimi kısmen durdurmak veya stoklarını artırmak zorunda kaldı. Brent petrolün varil fiyatı 114 doları aştı, ancak ABD Başkanı Donald Trump’ın savaşın kısa sürede sona erebileceğine dair açıklamaları sonrası 84 doların altına kadar geriledi.
ABD Benzin Fiyatları ve Enflasyon Endişesi
Analistlere göre, petrol fiyatlarındaki her 1 dolarlık artış ABD’de pompa fiyatlarını yaklaşık 2,5 sent yükseltiyor. Amerikan Otomobil Birliği (AAA) verilerine göre, benzinin ortalama fiyatı galon başına 3,48 dolara çıktı. Eyaletler arasında fiyat farkları belirgin; California’da galon başına 5,20 dolar ile en yüksek seviyede.
Enerji maliyetlerindeki artış, ulaşım ve lojistik giderleri üzerinden temel tüketim ürünlerinin fiyatlarına yansıyabilir ve enflasyon üzerinde baskı oluşturabilir. American Enterprise Institute uzmanı Steven Kamin, petrol fiyatı şokunun geçici olması durumunda Fed’in faiz politikalarında ani değişiklik yapmasına gerek olmayacağını belirtiyor. Ancak çatışmanın uzaması hâlinde, fiyat baskısının tüketiciler üzerindeki etkisi daha uzun süre hissedilecek.
ABD ekonomisinin dirençli kalacağı öngörülse de, uzun süreli yüksek petrol fiyatları reel gelir şokuna ve yatırım ile istihdamda yavaşlamaya yol açabilir. Analistler, Fed’in bu artışı tek seferlik bir durum olarak değerlendireceğini, ancak uzun vadeli enflasyon beklentilerindeki olası hareketlere karşı temkinli kalacağını vurguluyor.


