Yıla 2 bin 623 dolardan başlayan altının onsu, yıl genelinde alış ağırlıklı bir seyir izledi. Jeopolitik riskler, küresel ekonomik endişeler, merkez bankalarının altın talebi ve ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz indirim süreci beklentileri, altını destekleyen başlıca gelişmeler oldu.
Aylık bazda incelendiğinde, altının onsu ocakta yüzde 6,67, şubatta yüzde 2,17, martta yüzde 9,26, nisanda yüzde 5,26 değer kazandı. Mayıs, haziran ve temmuz aylarını yatay tamamlayan altın, ağustosta yüzde 4,8, eylülde yüzde 11,9, ekimde yüzde 3,7, kasımda ise yüzde 5,4 artış göstererek yükselişini 4. aya taşıdı.
Yılın başından bu yana rekor seviyesi 4 bin 381,6 dolara çıkan altının onsu, yatırımcısına yüzde 60 kazanç sağladı.
Dinlenme Süreci Yerini Yükseliş İvmesine Bıraktı
Vadeli işlem ve emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, altın fiyatlarında kısa süreli bir dinlenme süreci gözlendiğini, ancak bunun yerini yeniden yükseliş ivmesinin aldığını belirtti.
Ergezen, yükselişin en büyük nedeninin Fed'in faiz indirim ihtimallerinin artması olduğunu ifade ederek, 'Fed'in başına faiz indirimlerine daha istekli bir başkanın gelmesi, hem dolar endeksinde geri çekilmeye hem de kıymetli metallerde yükselişe yol açtı' dedi.
Yeni Zirveler Kapıda mı?
Ergezen, altının onsunda 4 bin 200 doların üzerindeki kapanışların önceki rekor seviyelerin (4 bin 381,6 dolar) test edilmesine neden olabileceğini belirtti. Ancak yeni zirvenin şu anda çok olası olmadığını, ivmenin bir miktar yavaşlayabileceğini vurguladı.
Ek olarak, ekim sonunda altın pozisyonlarının kapandığını, pozisyonlar tekrar açıldığında altında yeni zirvelerin görülebileceğini ifade etti.

