Haaretz gazetesinin haberine göre milletvekilleri, ordunun sadece birkaç kilometrelik dar bir tampon bölge oluşturma planına karşı çıkarak, Litani Nehri'ne kadar olan bölgenin tamamen işgal edilmesini istiyor.
Milletvekilleri, Lübnan’ın güneyinin kontrol altına alınmamasının "tarihi ve stratejik bir fırsatın kaçırılması" anlamına geleceğini savunuyor. Bu kapsamda hazırlanan çağrı metninde, saldırıların Hizbullah'ın bölgeden tamamen temizlenmesi, Litani Nehri'nin güneyindeki nüfusun tahliye edilmesi ve nehir boyunca yeni bir güvenlik sınırı oluşturulması olmak üzere üç temel hedef üzerine kurulması gerektiği vurgulanıyor.
Askeri Planlar ve Siyasi Beklentiler Arasındaki Fark
Hükümet ortağı vekiller, İsrail ordusunun mevcut stratejisinin sınırın kuzeyinde sadece kısıtlı bir şeridi tutmakla yetindiğini iddia ederek bu duruma tepki gösteriyor. Siyasi kanattan gelen bu baskı, ordunun "saldırı hedeflerini sınırlı tutma" eğilimi ile koalisyonun sağ kanadı arasındaki görüş ayrılığını da gözler önüne seriyor.
Öte yandan, İsrail ordusunun Lübnan genelinde havadan ve denizden yürüttüğü operasyonlar genişleyerek devam ediyor. Başkent Beyrut dahil birçok noktayı hedef alan saldırılar, karadan yürütülen işgal hamleleriyle eş zamanlı olarak sürdürülüyor.
İnsani Bilanço Ağırlaşıyor
Lübnan makamlarından gelen son veriler, bölgedeki çatışmaların sivil halk üzerindeki etkisini çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor. Lübnan Sağlık Bakanlığı, mart ayı başından bu yana devam eden İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısının 1461'e yükseldiğini bildirdi.
Sürecin insani boyutu sadece can kayıplarıyla sınırlı kalmıyor; Lübnan hükümeti, saldırılar ve işgal tehdidi nedeniyle ülke içinde yerinden edilen sivillerin sayısının 1 milyon 162 bini aştığını açıkladı. Bölgedeki gerilim tırmanırken, uluslararası kamuoyunun insani kriz ve genişleme ihtimali olan işgal planlarına yönelik endişeleri artıyor.
