İngiliz uluslararası insani yardım kuruluşu Oxfam, dünyadaki milyarderlerin toplam servetinin geçen yıl yüzde 16 artarak 18,3 trilyon dolara yükseldiğini açıkladı.
Oxfam tarafından hazırlanan 'Zenginlerin Hükümranlığına Direniş: Özgürlüğü Milyarderlerin Gücünden Korumak' başlıklı raporun sonuçları, İsviçre'nin Dâvos kentinde bugün başlayan Dünya Ekonomik Forumu (WEF) yıllık toplantısında paylaşıldı.
Rapora göre, aralarında Elon Musk, Bernard Arnault, Jeff Bezos, Larry Ellison ve Mark Zuckerberg'in de bulunduğu yaklaşık 3 bin milyarderin serveti, 2024'e kıyasla 2,5 trilyon dolar artış gösterdi. Milyarder servetlerindeki reel artışın 2020'den bu yana yüzde 81'e ulaştığı belirtildi.
Geçen yıl milyarderlerin serveti, önceki yılların ortalamasına kıyasla üç kat daha hızlı arttı. Raporda, dünyanın en zengin 12 kişisinin bugün 4 milyardan fazla insanın toplam servetinden daha fazla varlığa sahip olduğu vurgulandı.
Servet artışı rekor kırarken yoksulluk derinleşiyor
Milyarderlerin serveti hızla artarken, dünya nüfusunun dörtte biri düzenli olarak yeterli gıdaya erişemiyor, küresel nüfusun neredeyse yarısı ise yoksulluk içinde yaşıyor.
Raporda, geçen yıl milyarderlerin servetinde yaşanan 2,5 trilyon dolarlık artışın, aşırı yoksulluğu tam 26 kez ortadan kaldırabilecek büyüklükte olduğuna dikkat çekildi.
Musk örneği ve servet vergisi çağrısı
Rapora göre, net serveti 500 milyar doları aşan ilk kişi olan Elon Musk, ortalama bir insanın yıllık kazancını yalnızca dört saniyede elde ediyor.
Oxfam, milyarderlerin ekonomîk gücünün giderek siyasi güce dönüştüğü uyarısında bulundu. ABD'de 100 milyarder ailenin, son başkanlık seçim kampanyasına 2,6 milyar dolarlık rekor bağış yaptığı hatırlatıldı. Bir milyarderin siyasi bir göreve gelme olasılığının, sıradan bir vatandaşa göre yaklaşık 4 bin kat daha fazla olduğu tahmin ediliyor.
Forbes, Dünya Bankası ve UBS Dünya Servet Raporu verilerinin birleştirildiği çalışmada, süper zenginlere uygulanacak bir servet vergisinin gelir eşitsizliğini önemli ölçüde azaltabileceği belirtildi.
Oxfam, Dâvos'ta bir araya gelen küresel liderlere çağrıda bulunarak, ekonomîk âdâletsizliğin ulaştığı boyutlara karşı acil ve yapısal önlemler alınması gerektiğini vurguladı.

