Milyonlarca yatırımcının ve piyasa aktörünün gözü, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından bugün kamuoyuna duyurulacak olan temmuz ayı faiz kararına çevrildi. 2026 yılının beşinci Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısının ardından alınacak karar, saat 14.00'te açıklanacak. Açıklanacak olan bu kritik karar, döviz kurlarından piyasadaki kredi maliyetlerine kadar geniş bir yelpazede ekonomik dengeyi doğrudan etkileyecek potansiyel taşıyor.
Peş Peşe İndirimlerin Ardından Faiz Molası
TCMB'nin yakın geçmişteki faiz politikası oldukça hareketli bir seyir izlemişti. 2025 yılının temmuz ayından 2026 yılının ocak ayına kadar geçen beş aylık süreçte peş peşe indirim adımları atılmış ve toplamda 900 baz puanlık bir düşüş gerçekleştirilmişti. Ancak özellikle İran savaşının ardından küresel çapta artan enflasyon baskıları, para politikasında yeni bir yön belirlenmesini zorunlu kıldı. Bu jeopolitik gerilimler ve küresel piyasalardaki dalgalanmalar nedeniyle faiz indirimlerine ara veren Merkez Bankası; mart, nisan ve haziran aylarında politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutma kararı almıştı.
Üç Farklı Anket Tek Bir Beklentide Buluştu
Karara saatler kala, finans dünyasının nabzını tutan önemli beklenti anketlerinin sonuçları da paylaşıldı. Ulusal finans çevreleri tarafından 16 önde gelen ekonomistin katılımıyla gerçekleştirilen beklenti anketine göre, tüm uzmanlar politika faizinin bu ay da sabit bırakılacağını öngörüyor. Aynı ankette uzmanların yıl sonu politika faizi beklentisinin medyanı ise yüzde 35 olarak hesaplandı. Bu durum, piyasaların yılın son çeyreğinde ufak çaplı bir indirim beklentisine girdiğini gösteriyor.
İndirim İçin Sonbahar Ayları
Benzer bir piyasa okuması, saygın finans platformlarının düzenlediği ve 22 kurumun katıldığı araştırmalarda da ortaya çıktı. Ankete katılan kurumların tamamı faizlerin yüzde 37'de sabit bırakılmasını beklerken, piyasaların ilk faiz indirimi için öngördüğü en erken tarih eylül ayı oldu. Katılımcıların 2026 sonu faiz tahminlerinde en yüksek beklenti yüzde 37, en düşük oran ise yüzde 30 seviyesinde şekillendi.
Öte yandan, Merkez Bankası'nın bizzat düzenlediği Piyasa Katılımcıları Anketi de sektördeki genel kanıyı destekler nitelikte. Reel sektör ve finansal sektör temsilcilerinden oluşan 65 kişinin katıldığı temmuz ayı anketinde de ağırlıklı beklenti faizin değişmeyeceği yönünde oldu. Küresel ekonomideki belirsizlikler devam ederken, Merkez Bankası'nın bugün açıklayacağı karar metnindeki vurgular, Türkiye'nin önümüzdeki aylardaki para politikası rotasına dair en önemli sinyalleri barındıracak.
