Manisa'nın geleneksel halı motifleri dijital çağa ayak uyduruyor
Manisa'nın köklü ve zengin kültürel mirası, halı dokuma motifleriyle yeniden hayat buluyor. Sakarya Üniversitesi öğrencisi Furkan Işıksever, bu mirası dijital tasarım ile buluşturarak sanatseverlerle paylaşıyor. Bu modern yorum, geleneksel motifleri daha geniş kitlelere ulaştırıyor.
Gelenekten dijitale değişen sanat anlayışı
Sakarya Üniversitesi Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi'nde gerçekleştirilen proje sergisi, Geleneksel Türk Sanatları Bölümü öğrencisi Furkan Işıksever'in önderliğinde hayata geçti. Işıksever, Manisa'nın Yuntdağı, Gördes ve Kula bölgelerinden topladığı motifleri dijital ortama taşıyarak bu projeyi oluşturdu.
Motiflerin sürdürülebilirliği için tasarım
Fakülte Dekanı Prof. Dr. Halit Yaşar ve Geleneksel Türk Sanatları Bölümü Başkanı Didem Atiş, üniversitenin öğrencilerin projelerini destekleyerek kültürel değerlerin korunmasına katkı sağladığını belirtti. Serginin hem öğrencilere fırsatlar sunduğunu hem de geleneksel sanatların modern çağda yaşamasını sağladığını ifade ettiler.
Modern sanatta gelenek izleri
Işıksever, projenin sadece kültürel değerlerin korunması açısından değil, aynı zamanda tekstil alanında yeni tasarımların önünü açma potansiyeline de sahip olduğunu vurguladı. "Motifleri birer tasarım unsuru haline getirerek, kültürel sürdürülebilirliği sağlamak hedefindeyiz." diyen Işıksever, projenin tekstil ürünlerinde kullanılabilirliğini de önemsiyor.
Motiflere yeni yaşam alanları
Dr. Öğretim Üyesi İbrahim Erdek'in moderatörlüğünde açılan sergi, 19 Ekim'e kadar ziyaretçilere açık olacak. Erdek, kaybolmaya yüz tutan bu motiflerin dijitalde yeniden canlandırılmasıyla gelecek nesillere aktarılacağının altını çizdi. Bu sayede, geleneksel motifler modern bir sanat olarak günümüzde de varlığını sürdürebilecek.
Projenin hem akademik hem de sektörel anlamda büyük önem taşıdığını belirten Erdek, TÜBİTAK destekli projelerin üniversiteye katkısını vurguladı. Öğrencilerin bu tür projelerle becerilerini geliştirip daha ileriye taşımalarının, akademik gelişimlerinin yanı sıra kültürel mirasın korunmasına da olanak sağladığını ifade etti.

