Küresel piyasalarda jeopolitik risklerin manşetlere taşınması, yatırımcı güvenini zedeledi. Japonya dışındaki Asya-Pasifik hisselerini izleyen MSCI endeksi, çarşamba günkü işlemlerde yüzde 0,6 oranında değer kaybetti. Özellikle teknoloji ağırlıklı hisselerdeki satış baskısı hissedilirken, Japonya'nın Nikkei endeksi yüzde 0,9, Güney Kore KOSPI endeksi ise yüzde 2 oranında geriledi. Uzmanlar, piyasaların jeopolitik gelişmeleri "makro şok" olarak değerlendirmeye başladığına ve bu durumun risk iştahını kapattığına dikkat çekiyor.
Petrol Fiyatları ve Arz Endişeleri
Petrol fiyatları, ABD'nin müdahalesi ve bölgedeki askeri hareketliliğin ardından toparlanma eğilimine girdi. Brent tipi ham petrol vadeli işlemleri yüzde 0,9 artışla varil başına 92,29 dolara yükselirken, ABD Batı Teksas (WTI) ham petrolü yüzde 0,8 değer kazanarak 88,97 dolar seviyesine ulaştı. Analistler, mevcut fiyatlamaların henüz tam bir arz kesintisini yansıtmadığını, ancak enerji altyapısına yönelik bir tehdit durumunda fiyatlarda daha sert bir yükseliş görülebileceğini belirtiyor.
Gözler ABD Enflasyon Verisinde
Yatırımcılar, savaşın küresel ekonomi üzerindeki etkisini ölçmek amacıyla açıklanacak ABD enflasyon verisi (TÜFE) sonuçlarına odaklandı. Ekonomistlerin beklentisi, yıllık enflasyonun yüzde 4,2 oranına ulaşacağı yönünde. Bu seviye, nisan 2023’ten bu yana kaydedilen en yüksek yıllık artış anlamına geliyor. Beklentilerin üzerinde gelecek bir enflasyon verisinin, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikası üzerinde "şahin" bir baskı oluşturabileceği öngörülüyor.
Merkez Bankaları ve Döviz Piyasasında Hareketlilik
Fed'in bu yıl içinde faiz artırımına gidebileceğine dair beklentiler güçlenirken, döviz piyasalarında dolar güçlü seyrini koruyor. Japonya'da ise toptan eşya enflasyonunun son üç yılın en hızlı artışını kaydetmesi, Japonya Merkez Bankası'nın (BOJ) politika değişikliğine gitmesi gerektiği yönündeki argümanları destekliyor. Piyasalarda, 16 Haziran tarihindeki BOJ toplantısından bir faiz artırımı kararı çıkması artık yüksek ihtimalle fiyatlanıyor. Gelişmekte olan piyasalarda ise merkez bankaları, yerel para birimlerini korumak amacıyla proaktif hamleler yapmaya devam ediyor.

